Difference between revisions 11306652 and 11403322 on trwiki

{{sil|m8+yoğun G9 şüphesi}}
'''Düyun-u Umumiye İstanbul Merkez Binası''' 

'''Mimarı'''
 
Bina, Fransız kökenli levanten, zengin ve tanınmış bir ailenin çocuğu olarak 2 Nisan 1850’de İstanbul’da dünyaya gelen ve 1921 yılında yine bu kentte hayatını kaybeden [[Alexandre Vallaury|Aléxandre Vallaury]] tarafından tasarlanmıştır. 
Vallaury, 1869 yılında İstanbul’dan Paris’e giderek dönemin en iyi mimarlık eğitimi veren okulu olan Ecoles des Beaux-Arts’da 9-10 yıl süreli bir eğitim almış ve 1879 yılında eğitimini tamamlayarak İstanbul’a dönmüştür (Akpolat 1991:10). Buradaki eğitimi sırasında edinmiş olduğu mimari ilkelere bütün yapılarında bağlı kalmıştır.
Vallaury’nin, İstanbul’un her yanına dağılmış diğer eserleri, genellikle geniş arsalar üzerine yapılmış, dört cephesi de özenle tasarlanmış yapılardır. Bu yapıların tasarımında mimar, çoğunlukla geleneksel Türk konut mimarlığının planlarını, az eğimli çatılarını, geniş saçaklarını, cumbalarını, kafesli pencerelerini yorumlayarak ve geliştirerek kullanmıştır (Akpolat 1991:71).
Vallaury’nin yapıları, biçimiyle malzemesiyle farklı olan, dönemin yeni ortaya çıkan sosyal ve kültürel gereksinimlerine cevap veren yapılardır Vallaury’nin kendisinden sonra gelen kuşağın başlattığı “I. Ulusal Mimarlık Dönemi” için iyi bir temel oluşturduğu söylenebilir. (Akpolat 1991:73).
Mimarın baş eseri olarak kabul edilen Düyun-u Umumiye İstanbul Merkez Binası dışında, bilinen başlıca önemli yapıları olarak Sanayi-i Nefise Mektebi (1882), Cercle d’Orient (1884), Hidayet Camisi (1887), 1889 Paris Uluslararası Fuarı için Türk Tütün Pavyonu,  Osmanlı Bankası Genel Müdürlüğü (1892), İstanbul Arkeoloji Müzesi (1891-1907 üç aşamada), Pera Palas Oteli (1893), Yeni Karaköy Han (1893), Tokatlıyan Oteli, Büyükada’daki otel, Union Française (1896) ve Decugis Evi (1895), Büyükada Principo Palas (1900), Afif Paşa Yalısı (1901), Abdülmecit Efendi Köşkü (1901), Haydarpaşa Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (1903) sayılabilir. 2 Mart 1883 tarihinde başladığı Sanayi-i Nefise Mektebi’ndeki mimarlık eğitmenliği görevinden 10 Ağustos 1908’de kendi isteğiyle ayrılan Vallaury’nin uzun sayılabilecek meslek yaşamındaki bilinen son çalışması ise 1909 yılında düzenlenen “Abide-i Hürriyet” anıtı proje yarışması olmuştur (Akpolat 1991:20). 

'''Tarihçesi'''

Bir önceki bölümde kısaca tanıtılan Düyun-u Umumiye İdaresi, 1881 yılında imzalanan Muharrem Kararnamesi’nin ardından kuruluş ve örgütlenme çalışmalarına başlamıştır. İlk olarak, Sirkeci’de Celal Bey Hanı’ndaki bürolarda çalışmaya başlayan idare; bu büroların kısa sürede yetersiz duruma gelmesiyle, kendisi için yeni bir bina arayışına girmiştir (Batur 1994:111).
Düyun-u Umumiye İdaresi’nin yeni binası, Ahmet Paşa’nın Cağaloğlu’ndaki Çifte Konağı yıkıldıktan sonra yerine yapılmıştır. Binanın yapım tarihi hakkında çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Aléxandre Vallaury ve yapıları hakkında araştırma yapan Mustafa Servet Akpolat (Akpolat 1991:147), ile Afife Batur 1897 (1994:111); Semavi Eyice 1898/1899 (1977:1214/123), Selçuk Mülayim ise 1900 (1999:17) tarihini önermektedir.
Yapımı tamamlandıktan sonra yaklaşık olarak otuz beş yıl Düyun-u Umumiye İdaresi’ne hizmet veren bina; bu kurumun işlevini tamamlaması üzerine, 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle İstanbul Erkek Lisesi’nin kullanımına verilmiştir (Akpolat 1991:147). Bina günümüzde de bu işlevini sürdürmektedir.

'''Konumu ve Mimarisi'''

Düyun-u Umumiye İdaresi Merkez Binası; Fatih (Eski Eminönü) ilçesi, Cağaloğlu Semti, Türkocağı Caddesi No: 4’te bulunmaktadır. 
Kimi araştırmacılar tarafından İstanbul’un en iyi yapıları arasında gösterilen bina; görsel açıdan Süleymaniye, Haliç, Eminönü, Galata, Karaköy, Boğaz ve Sarayburnu’na egemen bir konuma sahiptir.
Bina, güneybatıda Türkocağı Caddesi, kuzeybatıda Hakkı Tarık Us Sokak, kuzeydoğuda Cemal Nadir ve Narlıbahçe sokakları ile güneydoğu yönünde İran Konsolosluğu duvarının sınırladığı 16.000 m². lik eğimli bir arsa üzerinde yer alır.
Düyun-u Umumiye Binası; güneydoğu-kuzeybatı ekseninde yerleştirilmiş dıştan dışa yaklaşık 120x50 m. boyutlarında, Beaux-Arts mimari özelliklerini taşıyan aksiyal, simetrik planlı kâgir bir yapıdır. Bina, kuzeydoğu yönündeki meyil nedeniyle bu cephede dört, güneybatı cephede üç katlıdır. Ayrıca köşelerde yer alan kule görünümü verilmiş elemanlar da yükseltilmiş ve çatı arasının da kullanımıyla çok katlı bir yapı elde edilmiştir. Plana işlevsel açıdan bakıldığında; birinci katta yönetim birimleri ve ikinci katta toplantı salonu, simetri eksenini belirginleştirmiştir. Bununla birlikte köşelere yerleştirilen büyük mekanlar ise dışa doğru taşırılarak planda hareketlilik sağlanmıştır. Tüm katlarda kuzeydoğuda bulunan mekanların daha geniş olarak tasarlandığı görülmektedir.  
Yapının orta ekseni, her iki cephede de ana kütleden dışa taşırılarak iki farklı şekilde vurgulanmıştır. Güneybatı cephenin ortasında üç kat boyunca devam eden anıtsal giriş, eksenindeki kuzeydoğu cephenin ortasında ise sekizgen kule yer alır. Yapının ön ve arka cephesinin köşeleri, güneydoğu-kuzeybatı eksenli yapıya dik yönde tasarlanarak kule görünümü verilmiştir. Köşelerin bu şekilde vurgulanmasının yanı sıra güneydoğu ve kuzeybatı cephelerinin ortalarında yer alan dışa taşkın yarım sekizgen bölümlerle de yapının yan cepheleri hareketlendirilmiştir.
Yapının çatısı; cam, kiremit ve kurşun malzeme ile geniş terasların bir arada kullanılmasıyla oluşturulmuş hareketli bir görünümüme sahiptir.  Ayrıca yüksek bacalarla da yapının dikey bir hareket kazanması sağlanmıştır.
İç mekanda, ana koridorların kuzeybatı ve güneydoğu bölümlerinin ortalarına dikdörtgen boşluklar yapılarak, alt katlara ışık sağlanmıştır. Vallaury’nin başka yapılarında olduğu gibi burada da doğal ışığı önemli bir tasarım öğesi olarak gördüğü anlaşılmaktadır.

'''Değerlendirme'''

Düyun-u Umumiye Merkez Binası, cephe düzenlemesi açısından tam bir bütünlüğe ve yetkinliğe sahiptir. Planda benimsenen simetri anlayışı, cephelerde de uygulanmıştır. Çok büyük olan ana kütlenin ağırlığı, Vallaury uygulamalarının çoğunda görüldüğü gibi, burada da farklı saçak kotları ve kule görünümlü elemanlarla hem yatay hem de düşey olarak parçalanarak hafifletilmiştir (Akpolat 1991:64). Bu yatay ve düşey hareketlilik, kulelerin üzerini örten geniş saçaklı çatılarla güçlendirilmiştir. Böylelikle bina, içinde yer aldığı mimari çevreyle de uyumlu bir yapı olarak ortaya çıkmıştır.  
Beaux-Arts tasarım ilkelerinin en önemli özelliklerinden olan giriş eksenin vurgulanması anlayışı da bu yapıda başarıyla uygulanmıştır. Cepheden öne ve yukarıya doğru taşan sivri kemerli taç kapının abartılı olduğu söylenebilir (Akpolat 1991: 64). Kuzeydoğu cephede portalle uyum içinde olan en önemli öğe, eksende yer alan eş yükseklikteki sekizgen kuledir. Haliç ve Boğaz’a görsel açıdan egemen konumu ve geniş pencereleri ile bu kule bir cihannüma görünümündedir.
Yapının dört köşesinde yer alan birbirinin eşi, köşeleri yuvarlatılmış kule görünümlü elemanlar, geniş saçakları ile kütle olarak meydan çeşmelerini çağrıştırırlar. Kulelerin arasında yer alan ve saçak yüksekliği az olan yan kanatlar, her katta farklı pencere düzenlemeleriyle hareketli bir görünüme kavuşturulmuşlardır. Kuzeydoğu cephede üst katta, iki farklı pencere biçimi seçilerek bu hareketli görünüm daha da arttırılmıştır. Kulelerde kurşun, portal ve yan kanatlarda kiremit olan çatı kaplaması da, yapının kütlesinin hafifletilmesinde etkili olmuştur (Akpolat 1991: 65).
Binanın dışında ve içinde sade bir bezeme programı uygulanmıştır. Cephelerde, korkuluk levhaları ve parapet duvarlarında Klasik Osmanlı taş oyma motifleri ile farklı boyutlarda altı kollu yıldızlar kullanılmıştır. Pencereler arasında kullanılan gömme sütunlar ile pencerelerin altında yer alan diş sıraları, bu yapıda çok az gördüğümüz Neoklasik biçemde elemanlardır.
Anıtsal giriş holünde kullanılan asma tavandaki hamam kubbelerini çağrıştıran elemanların iç mekan görünümüne katkısı oldukça fazladır.
Mimarın, tavan eteklerinde yoğun olarak kullandığı bezeme öğeleri sık aralıklı ahşap konsollar ile kafeslerdir. 
Anıtsal giriş holü ve ikinci kat koridoru tavan eteğinde kullanılan altıgen turkuvaz çini panolar, iç mekandaki oryantalist etkiyi artırmaktadır.
Binada bezeme malzemesi olarak mermer, ahşap, renkli cam, metal ve çini kullanılmıştır. Bezeme öğeleri fazla abartılı değildir. Bu öğeler mimari ile organik bir bütünlüğe kavuşturulmuşlardır.    
Binanın cephelerinde düz yüzeyli kesme taşlar ve bosajlı taşlar uyum içerisinde kullanılmıştır. Hem cephelerde hem de iç mekanda yoğun olarak kullanılan mermer malzeme temiz bir işçilik göstermektedir. Değişik işlevleri yerine getiren ahşap, özellikle kaplama malzemesi olarak sıkça kullanılmıştır. Binada hem işlevsel hem de bezeme amaçlı kullanılan bir başka malzeme de renkli camdır. Metal malzemeden, özellikle koridorların ortalarında yer alan dikdörtgen boşluklar ile koridorların uçlarındaki merdivenlerin korkuluklarında yararlanılmıştır.  
Bina yapılırken, ikinci bodrum katında bulunan sarnıcın yıkılmayarak koruma altına alınması ve desteklerle tavanının güçlendirilmesi Vallaury’nin mimari eserlerin korunmasına yönelik gösterdiği duyarlılığının açık bir kanıtıdır.	
Tanzimat sonrası Osmanlı Mimarlılığının en önemli yapıları arasında olan Düyun-u Umumiye Merkez Binası, yaklaşık yüz on yıldır İstanbul’un tarihsel siluetinin önemli yapılarından birisidir. İstanbul’un en iyi yapıları arasında gösterilen Düyun-u Umumiye Binası, bu ilk işlevinden öte çoğunlukla İstanbul Erkek Lisesi Binası olarak tanınmaktadır. Tanzimat sonrası Osmanlı mimarlığının en önemli mimarı olan Fransız kökenli Levanten Aléxandre Vallaury’nin baş eseri olarak gösterilen bina mimarlık tarihimiz açısından daha fazla ilgiyi hak eden bir konuma sahiptir. 

'''Yararlanılan Kaynaklar:''' 

Metnin yazımında yararlanılan ana kaynak: ÖZKURT, Mehmet Çağlayan. "Düyun-u Umumiye İstanbul Merkez Binası'nın Tanzimat Sonrası Osmanlı Mimarlığında Değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans tezi), 2005.
 
AKPOLAT, Mustafa Servet. “Fransız Kökenli Levanten Mimar Aléxandre Vallaury.” (Yayımlamamış Doktora tezi), Ankara: Hacettepe Üniversitesi, 1991. 

AVCIOĞLU, Doğan. Türkiye’nin Düzeni (Dün-Bugün-Yarın), Birinci Kitap, İstanbul, Tekin Yayınevi, 2001.

BATUR, Afife. “Düyun-ı Umumiye Binası”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, III. Cilt, 1994f: 111-113.

BLAISDELL, Donald C. Osmanlı İmparatorluğu’nda Avrupa Mali Denetimi Osmanlı Düyunuumiye İdaresi’nin Anlamı, Kuruluşu ve Faaliyeti, (Çev: Ali İhsan Dalgıç), İstanbul: İstanbul Matbaası, İstanbul, 1979.

EYİCE, Semavi. “İstanbul (Tarihi Eserler)”, İslam Ansiklopedisi, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, V. Cilt II. Kısım, 1977: 1214/44-144.  

GÜRSEL, Seyfettin. “Osmanlı Dış Borçları”, İktisadi İlişkiler, Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, İstanbul: İletişim Yayınları, III. Cilt, 1985: 672-687.

KAZGAN, Haydar. “Düyun-ı Umumiye”, İktisadi İlişkiler, Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, İstanbul: İletişim Yayınları, III. Cilt, 1985: 691-715.

LEWİS, Bernard. Modern Türkiye’nin Doğuşu, (Çev. Metin Kıratlı), Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 2000.

MÜLAYİM, Selçuk. Yüzyıl’ın (1900-1999) Kültür ve Sanat Kronolojisi, İstanbul: Kaknüs Yayınları, 1999.

PAMUK, Şevket. “19. Yüzyılda Osmanlı Dış Ticareti”, İktisadi İlişkiler, Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, İstanbul: İletişim Yayınları, III. Cilt, 1985: 653-665. 

YILDIRAN, Neşe. “İstanbul’da II. Abdülhamid Dönemi (1876-1908) Mimarisi.” (Yayımlanmamış Doktora tezi), İstanbul: Mimar Sinan Üniversitesi, 1989.