Difference between revisions 11367532 and 11947453 on trwiki

<!-- Lütfen bu mesajı bir karar alınmadan kaldırmayınız veya değiştirmeyiniz -->
<div class="boilerplate metadata" id="afd" style="margin: 0 5%; padding: 0 7px 7px 7px; background: #EDF1F1; border: 1px solid #FF4040; text-align: left; font-size:95%;">
'''Bu sayfa, Vikipedi'nin [[Vikipedi:Silme politikası|silme politikası]] gereğince silinmeye aday görülmüştür.<br />
Lütfen fikirlerinizi '''[[Vikipedi:Silinmeye aday sayfalar/Türk dili tartışmaları|burada]]''' [[Vikipedi:Silinmeye aday sayfalar|Silinmeye aday sayfalar]] sayfasında belirtiniz.<br />
Sayfa üzerinde değişiklik yapabilirsiniz, fakat lütfen tartışma devam ederken sayfanın içini boşaltmayın veya bu uyarıyı kaldırmayın. Birleştirme ve isim değiştirme konularında daha fazla bilgi için [[Vikipedi:Hizmetliler için silme yönergeleri|Hizmetliler için silme yönergeleri]] sayfasını okuyunuz.<br/>
<div class="NavFrame" style="padding:0;border-style:none;"><div class="NavFrame" style="border-style:none;padding:0;"><div class="NavHead" style="background:#EDF1F1;text-align:left;"><span style="font-weight:normal;">[[Vikipedi:Silinmeye aday sayfalar#Bir sayfanın silinmeye aday gösterilmesi (SAS şablonu konulması)|Aday sayfa nasıl eklenecek]] ([{{fullurl:Vikipedi:Silinmeye aday sayfalar#Tartışmalar|action=edit}} kayıt])</span></div>
<div class="NavContent" style="display:none;background:#EDF1F1;">
{{sas bilgi|{{FULLPAGENAME}}}}
</div></div></div></div>
[[Kategori:Silinmeye aday sayfalar]]


{{taraflı}}
{{üslup}}
[[Türkiye]]'de [[dil devrimi]] resmi olarak cumhuriyete paralel gelişti. [[Cumhuriyet]]'in kurucusu [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]] bizzat bu işe girişti. [[Türk Dili Tetkik Cemiyeti]] sonra [[Türk Dil Kurumu]]  ile dil devrimini kurumsal hale getirdi. [[Güneş Dil Teorisi]]ni ortaya attı, yanlış yola girildiğini söyleyerek aşırı arılaştırma ve [[öztürkçecilik]]ten vazgeçti. [[12 Eylül]] [[1980]] askeri darbesi de dilde aşırı gidişe karşı [[Türk Dil Kurumu]]'nu kapattı [[AKDTYK]] ''(Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu)'' 'yi kurdu. Dil ve Tarih kurumları birleştirildi.

[[Cumhuriyet]]'in kuruluş yıllarında [[Türkçe]]'nin içindeki [[Arapça]] ve [[Farsça]] kelimelere karşı bunları dilden tasfiye etmek, yarı [[Türkçe]] sözcükler (ar.:kelime) üretmek amaçlanıyordu. Bu 77 yıl sonra bir nebze olsun gerçekleştirilmiş duruma geldi. [[Arapça]] ve [[Farsça]] sözcüklerle [[Fransızca]], [[Almanca]], [[İngilizce]] sözcüklerin yerine de Türkçe karşılıklar kullanıldı.

Seksen yıllık dil politikaları ve bunların sağ ve soldaki politik yansımaları, sanat ve edebiyattaki görünümleri Türkçenin sadece [[morfoloji]]k yapısında değil [[semantik]] yapısında da değişime yol açtı. Dış temaslar, küreselleşme, radyo ve televizyonun, reklamların etkisiyle [[Türkçe]] yabancı dillerin etkisinden kurtulamadığı gibi, bir [[anadili]]n günlük hayatındaki en acıklı durum olan ifadesizlik batağına saplandı.{{fact}} Bunun en bariz görünümü anlatıcılardır. Maç anlatıcıları, maçı oyuncu isimleri saymaktan öteye taşıyamadılar.{{fact}} Politikacılar, günlük demeçlerini verdikten sonra ertesi günü bir de demecin açıklanması demecine dönüştürdüler. Sıradan vatandaş hoşçakal, allahaısmarladık'ları bıraktı, bay bay (by by) demeye başladı. Televizyon habercileri çöken bir bina ve altında kalanları anlatacak dili unutmuştu, sadece görüyorsunuz sayın seyirciler işte durum bu, demeye getirdiler, çünkü ifade edecek anadili kültürleri yoktu.{{fact}} Aydınların televizyon açık oturumlarında ortaya çıktıklarında fikirlerini ifade edecek bir dilleri kalmamıştı,{{fact}} bunu birbirlerine saldırarak gizlemeye çalıştılar. {{fact}}Konuşma sırasında el-kol hareketleri [[Akdeniz]] ve [[latin]] kültürlerinde yaygındır, fakat dikkat edelim, bir konuşma sıkıntısı varsa, el-kol hareketleriyle dilin birlikteliği uyumsuzdur.{{fact}}

Genel olarak [[sol]], [[Kemalist]] özleştirme çizgisini benimserken [[sağ]] buna karşı çıktığı gibi [[Osmanlıca]]yı savunuyordu. {{fact}}İki tarafın da sorunu [[imla]] sorunu gibi görmesi dile bir fayda sağlamadı. Etkilenmeler de vardı. Bir grup [[İslamcı]] aydın [[Öz Türkçe|öz türkçe]] yazarken, bir grup sol aydın Osmanlıcı idi.{{fact}}

[[Türkçe]]'nin içine düştüğü bunalımın başta iki nedeni vardı: Birincisi [[Latin alfabesi]]'ne geçişin ve bırakılan [[Arap alfabesi]]'nin getirdiği ikilik{{fact}}. İkincisi [[Batılılaşma]] akımı.{{fact}}

=== Osmanlıcı Görüş ===

[[Osmanlı Türkçesi]] sağdan sola yazılıyordu, Latin alfabeli Türkçe soldan sağa. Konuşma dilindeki ağırlık giderek sadeleşti, özleşti, hafifledi.{{fact}} Ağır Arapça ve Farsça (dır diye)ifadelerin hepsini atma merakı veya dayatmacılığı yahut dil ırkçılığı yüzünden bu sefer bir kavram ifade edilemez hale geldi, Türkçe donuk, kupkuru, duygusuz bir hal aldı.{{fact}} Osmanlıca camide kaldı, din görevlileri ve uzmanların diline indirildi.{{fact}} Yazı ve konuşma dilinden sökülüp atılan eski dilin yerine konulan arı yahut uydurma dili halk benimsemedi. Bir zamanların meşhur "olanak" gibi "olası" gibi mayalandırmaları ancak tutulan bir politikacının zamanında kullanılmış olsa bile bir süre sonra silinip gidiyor, altından eskinin kalın hatları imkân ve ihtimal şeklinde yaşadığını belli ediyordu.


=== Atatürkçü Görüş ===

Arap alfabesi Türkçeye uygun değildi.Arapçada sesli harf bulunmayışı Türkçe'yi tam bir dar boğaza sokmuştu.Öyle bir durum oluştu ki Osmanlı elit sınıfıyla halk arasında inanılmaz bir dil sorunu meydana geldi.12.yy halk şairi Yunus Emre'nin şiirleri bugün bile okuyup anlaşılabilirken daha bir asır evvel ki Fecri Ati şairlerin anlayabilmek için üniversitede edebiyat eğitimi almak gerekir. İkiyüz yılda (1729-1928) otuz bin kitap basılırken, cumhuriyette bu kadar kitap 16 yılda basıldı. Arap alfabesinin öğretilmesi zordu. 1927-28 yıllarındaki hızlı çalışmaları Mustafa Kemal yönetti. Uluslararası sayı birimleri kabul edildi. Bütün yurtta okuma yazma seferberliği ilan edildi. 3 Kasım 1928'de resmen Latin alfabesi kabul edildi. 

[[Osmanlı]]'nın kuruluşundan beri konuşma diliyle yazı dili arasında uçurum vardı. Bilim dili [[Arapça]], edebiyat dili [[Farsça]] idi. [[Karamanoğlu Mehmet Bey]] dışında [[Türkçe]]'yi koruyan yoktu. Cumhuriyet bu yüzden, [[laik]] devrimciliğin temelciliğiyle de, [[Türk]] diline sahip çıktı. Önce [[alfabe]] devrimi yapıldı. [[Türk Dili Tetkik Cemiyeti]] ile yukardan aşağı da olsa bir [[Türkçe]] hamlesi başlatıldı. Amaç, konuşma diliyle yazı dili arasındaki ayrılığı kaldırmak, [[Türkçe]]'yi yabancı dillerin etkisinden kurtarmaktı.{{fact}} Teoride bazı hatalar oldu, sözcük türetmede bazı aşırılıklar oldu, ancak [[Türkçe]]'nin [[Arapça]], [[Farsça]]'nın etkisinden temizlenmesinde bunlar aşıldı.

== Yazım (İmla) ==

=== Şapkalı Harf Sorunu ===

== Yabancı Dil Etkisi ==
Teknolojik gelişmelerin yansımasıyla özellikle [[İngilizce]]nin etkisi Türkçeyi zorlamaktadır. Türkçe karşılık, sözcük dile yerleşmeden önce bulunmalıdır. Yabancı filmlerin çevirileri Türkçe'ye ve yapısına uygun yapılmalıdır. Dile giren yeni sözcüklerin Türkçe karşılıklarını Türkçe dil yapısına uygun olmalıdır.

Computer= Bilgisayar, R.A.M.= Bellek gibi sözcükler bu bağlamda güzel örneklerdir. İngilizcede "RAM" sözcüğü oluşturulurken "Random-access memory" sözcüklerinin baş harfleri alınmış; fakat Türkçede tüm Türk halkının anlayabileceği düzeyde "belleğe aşan" anlamında bellek sözcüğü türetilmiştir.

== Yazım Kılavuzları ==

Yazım Kılavuzları'nın ana tartışma noktaları şunlardır:

* Yazılışları aynı, okunuşları farklı kelimelere neden [[düzeltme işareti]] konur?
+Öncelikle kelimenin Türkçe karşılığı sözcüktür. Okunuşlarının farklılığı sözcüklerin kökeniyle ilgilidir. Bazı Türkçe olmayan sözcüklerin [[latin abecesi]]yle yazımı ancak düzeltme imiyle mükündür. Bu, anlam karışıklığını önlemek için gereklidir. Örneğin "kârım" ile "karım" sözcüklerini ayırt etmek ancak bu biçimde yazım ile anlaşılabilir.

* Latin alfabesine geçmiş bir dil ince k,l,g üzerine neden [[inceltme işareti]] koyar?
+Doğrusu latin alfabesi değil, latin abecesi olacaktır. İnceltme işaretinin kullanımı Türkiye Türkçesinin yapısı gereğidir.
* Kuralların ard arda sıralanmasının arkasında yatan nedir?

* Artık kimsenin Osmanlıca bilmediği, yazmadığı bir kamuya neden [[Osmanlıca]] izahlar getirilmektedir?
+Sorudan da anlaşılacağı üzere yad sözcüklerin kullanımı anlaşılabilirliği kısıtlamaktadır. Yukardaki sorunun Türkçesi:"Artık kimsenin Osmanlıca bilmediği, yazmadığı bir topluma neden Osmanlıca açıklamalar getirilmektedir."dir.

* Hemze ve ayın harfleri sorunu çözülememiştir. Camii mi, camisi mi?
+Camî sözcüğü Türkçe olmadığı için bu tür tartışmaları yapmak boşunadır. Karışıklığın giderilmesi ancak Türkçe sözcük kullanmakla sağlanabilir. Türkçe dil kurallarına göre doğrusu "Camisi"dir.

* Kesmeli yazım kalktı mı kalkmadı mı? Kura mı kur'a mı?
+Bahsedilen kesmeli yazım Türkçe sözcüklerde bulunmayıp genelde Arapça ve Farsça tamlamalarda kullanılır. Muhammed'ûl Emin gibi. 
Doğrusu Kur'an olacaktır.

* Birleşik mi, bileşik mi, bitişik mi yazılacak kelimeler sorunu? Karmaşık ve kafa karıştırıcı.
+Neyin ne olduğu bilindiği takdirde hiç de karmaşık ve/veya kafa karıştırıcı değildir. Anlayabilmeniz için öncelikle bu sözcüklerin anlamlarına bakalım. Birleşik, birden fazla nenin (şeyin) bir arada; bileşik, birden fazla nenin (şeyin) benliğini yitirip bir arada, bitişik de birden fazla nenin aralarında boşluksuz yan yana bulunması demektir. Bitişik sözcükler iki sözcüğün aralarında boşluk kalmaksızın yan yana yazılmasıyla kurulur. Birleşik sözcükler ise sözcük öbekleridir. Birlikte yazılır fakat bitişik yazılmaları gerekmez.

* Dilimize mal olmuş yabancı kelimeler söylendiği gibi yazılır deniyor. Mal olduğunu kim biliyor, Ahmet mi Ahmed mi? Mehmed mi Mehmet mi?
+Mehmet sözcüğü Muhammet'in Türkçeye uyarlanmışı olup Türkçede sözcükler b,c ve d ile bitmediğinden soğru yazımı "Mehmet" biçimindedir. Sözcüğün latin yazısına çevrisinde sonu "d" ile bitmesine karşın Türkçeye mâl olmuş "Muhammed" adı Türkçe dil yapısı gereği "Muhammet" biçiminde yazılır.

* Şekspir diye seslendirdiğimiz yazarı Shakespeare diye yazıp ek kesmesini Şekspir'le yapıyoruz. Latin alflabesini kullanan Batı dilleri için bu yerleşmiş bir kural. Yunanca, Rusça, Çince, Japonca, Bengalce, Tibetce dilleri için neden kural değişiyor? 
+Dil adları hariç özel adlara getirilen çekim ekleri ayrı yazılır.

* Kesmelerdeki kurallar belirsizdir. Türk Dil Kurumundan mı, Türk Dil Kurumu'ndan mı? Türkçenin mi Türkçe'nin mi? 
+Belirsiz değildir. Doğruları "Türk Dil Kurumundan" ve "Türkçenin"dir. Kurum adlarından ve dil adlarından sonraki çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz.

* Honolulu'lu mu Honolululu mu? 19.yüzyıl İstanbulu mu, 19.yüzyıl İstanbul'u mu?
+Honolulu şehrinden (Honolulu şehirli) birinden bahsederken, il adınınsonuna -li yapım eki getirilerek "Honolululu" diye yazılır. 

İstanbul'a "-u" çekim eki getirilerek "19.yüzyıl İstanbul'u" biçiminde yazılır.


Genel olarak görüleceği gibi karışıklıkların genel nedeni Türkçedeki yad sözcükler olup sorun, bunların yerine Türkçe karşılıklarını kullanmakla çözülebilir.


Yazımında sık sık hataya düşülen sözükleri incelemek için http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sadi/dersler/Turkce_kullan.html köprüsü kullanılabilir.

== Kaynaklar ==

* Murat Belge,"Türk Dilinde Gelişmeler", ''Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi'', c.10
* ''İmla Kılavuzu'', TDK, Ankara 1996.
* Ömer Asım Aksoy, ''Dil Yanlışları'', Adam Yayınları, 5.bs.İstanbul 1998.
* ''Kubbealtı Lugatı Misalli Büyük Türkçe Sözlük'', İlhan Ayverdi, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul 2005.
* Necmiye Alpay, ''Dilimiz, Dillerimiz'', Metis Yayınları, İstanbul 2004.
* Necmiye Alpay, ''Türkçe Sorunları Kılavuzu'', Metis Yayınları, İstanbul 2000.
* Yusuf Çotuksöken, ''Okul Sözlüğünün Eleştirisi''.
* Feyza Hepçilingirler, ''Türkçe OFF'', Remzi 1997.
* Tahsin Banguoğlu, ''Anahatlarıyla Türk Grameri'', ist. 1940.
* Nihat Sami Banarlı, ''Türkçenin Sırları'', İst. 1971.
* Necmettin Hacıeminoğlu, ''Türkçenin Karanlık Günleri'', İstanbul 1972.
* Ömer Asım Aksoy, ''Ana Yazım Kılavuzu'', Adam Y. İst.2002.
* Nijat Özön, ''Büyük Yazım Kılavuzu'', Kabalcı Y. İst. 1999.
* Oktay Sinanoğlu, ''Bye Bye Türkçe'', Otopsi 2000.
* [http://www.sabanciuniv.edu/do/eng/PodCast/files/podcast37.mp3 Sabancı Üniversitesi Diller Okulu Podcast Dizisi Feyza Hepçilingirler'in "Türkçe Off" Konuşması 57 dakika]

== Okunması Değer ==
* Geoffrey Lewis, ''The Turkish Language Reform: A Catastrophic Success'', (Oxford linguistics)

[[Kategori:Türkçe]]

[[ja:トルコの言語純化運動]]