Difference between revisions 33991 and 33992 on trwikibooks

'''İhya-u Ulumi'd Din''', [[El Gazali|Gazali]]’nin en çok bilinen ve en büyük eseridir. Bu kitapta fıkıh ve tasavvuf konuları ele alınmıştır. Dört kısımdan oluşur. Kitap yazılışından bu yana İslam aleminde çok okunan kitaplar arasındadır. Kitaba dair çeşitli şerhlerde yazılmıştır.

Bu kısımda '1. Cilt: İbadet' yayınlanmaktadır.

==İlim Kitabı ==
===İlmin, ilim öğretmenin ve ilim öğrenmenin fazileti ve bunlara dair akli ve nakli deliller===
(contracted; show full)

116)	Sünen-i Sitte ve Hâkim, (Osman b. Ebi'l-As es-Sakafî'den)
117)	Ebu Dâvud, (Ebu Bekre'den sahih bir senedle)
118)	Tirmizî ve Hâkim, (Câbir'den) Tirmizî'ye göre senedi meçhûldür.
119)	Müslim, Eb. Aişe'den şu ibâre ile nakletmektedir: 'İki pislikten biriyle sıkışanın namazı yoktur (namazı kâmil olmaz)'.
120)	Buhârî ve Müslim (İbn Ömer ve Hz. Âişe'den)
====
 Kıraat Vazifeleri ====
Bu vazifeler üçtür:
A.	İmam, namazı tek başına edâ eden zat gibi, istiftah (açma) duasını ve eûzü'yü gizlice okur. Sabah namazının bütün rek'atlarında, akşam ve yatsının da birinci ve ikinci rek'atlarında Fâtiha' yı ve Fâtiha'dan sonra okunan sûreyi sesli okuyacaktır; nitekim namazı tek başına edâ edenler de böyle yaparlar. Namazın sonunda, eğer sesli okunan namazlardansa 'âmin' kelimesini sesli getirmelidir. Cemaat de böyle yapmalı ve âminlerini imamın âmin'inden sonra değil, onunla birlikte getirmelidirler.121

İmam, sesli namazlarda (Şafiî'ye göre) besmeleyi de sesli okumalıdır. Besmele'nin nasıl okunacağı hakkında birbirine zıt birçok haberler zikredilmiştir. İmam Şafiî (r.a) besmele'nin açık okunması tarafını tercih etmiştir.122

B.	İmam, kıyamdayken üç defa nefes alıp sükût etmelidir.

Bu keyfiyeti, Semure b. Cündüb ile İmrân b. Husayn Hz. Peygamber'den rivayet etmişlerdir:
a)	Tekbir aldığı zaman, arkasında bulunup kendisine uyan
cemaatin Fâtiha'yı okuyacağı kadar susması gereklidir. Bu, sükûtların en uzunudur. Bu sükûtu, imam, istiftah duasını okuduğuzaman yapar; çünkü imam bu arada sükût etmezse cemaatin,
zamlı sûreyi dinlemesine mâni olur. Bu durumda sevaplarının
eksilmesinden mesûl olur. Eğer imam, sükût ettiği halde, cemaat
bu müddet içinde Fâtiha'yı okumayıp başka birşeyle meşgul olursa günâh imama değil, cemaate ait olur.
b)	İmam, Fâtiha'yı okuduktan sonra, birinci sükûtunda Fâtiha'ları tamamlayamayanlara tamamlama imkânı vermek için, birinci sükûtun yarısı kadar susmalıdır.
c) Fâtiha 'nın akabinde okunan sûreyi bitirdikten sonra ve rükûa varmazdan önce azıcık sükût etmelidir. Bu, sükûtların en kısasıdır. İmam okuyuş ile rükûa varış tekbirinin arasını ayıracak kadar susmalıdır; çünkü okuyuşu tekbirle birleştirmek yasaklanmıştır.

Cemaat, imamın arkasında, Fâtiha'dan başka birşey okumamalıdır. Eğer imam, tekbirinden sonra Fatiha'yı okuyacak kadar fırsat vermezse cemaat Fâtiha'larını onunla birlikte okumalıdır ve bunun (mânevî) kusuru da imama ait olur. Eğer cemaat, imamın okuduğu zammı sûreyi duyamazsa kendi kendine okumasında bir mahzur yoktur.

C. İmam, sabah namazında yüz ayetten az olan sürelerden iki tanesini okumalıdır; çünkü sabah namazının kıraatini uzatmak ve namazı biraz erken başlatmak sünnettir. Sabah namazından tan yeri ağardıktaıı sonra çıkılması bir zarar vermez. İkinci rek'atında herhangi bir sûrenin sonundan otuz veya yirmi ayet okuyup o sûreyi bitirmekte hiçbir beis yoktur. Çünkü böyle sûreler sık sık okunmadığından va'z u nasihat bakımından daha tesirli ve insanı daha fazla tefekküre sevkedecidir. Bazı âlimler bir kısım sûrelerin baş taraflarından birkaç ayet okuyarak kesmeyi mekruh saymışlardır.

Rivayet ediliyor ki, Hz. Peygamber Yûnus sûresinin bir kısmını okumuş, Hz. Musa ile Firavun bahsine gelince okumayı kesip, rükûa varmıştır.123

Hz. Peygamber sabah namazında Bakara sûresinden (136) "Ey mü'minler! Yahudi ve hristiyanların sizi kendilerine dâvet etmelerine karşılık şöyle deyiniz: Biz Allah'a ve bize indirilen Kur'an'a iman ettik" ayetini, ikinci rek'atte Alu İmrân sûresinin (53) 'Ey rabbimiz! İndirdiğin İncil'e iman ettik ve peygamberin İsa'ya tâbi olduk...' ayetini okumuştur.124

Hz. Peygamber, Bilâl'in daldan dala atlayarak şuradan buradan ayet okuduğuna şâhid olunca ona neden böyle yaptığını sorar.

Bilâl 'Güzel kokuyu güzel kokuya katıyorum' cevabını verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber 'Çok güzel yapıyorsun' buyurur.125

Öğle namazında otuz ayet uzunluğunda olan ve Tıval'i Mufassal diye anılan sûrelerden okumalıdır. İkindi namazında öğlede okuduğu sürelerin yarısı kadar; akşam namazında ise Mufassal sûrelerden sonra gelen kısa sûreleri okumalıdır.126

Hz. Peygamber'in kıldığı son namaz, akşam namazıdır.127 Hz. Peygamber bu namazda Mürselât sûresini okumuş ve bundan sonra da ruhunu teslim edinceye kadar başka namaz kılmamıştır.

Kısacası namazda tahfif, ağır kılmaktan daha evlâdır; özellikle de cemaati bol olan camilerde...

Hz. Peygamber bu ruhsat hakkında şöyle buyurmaktadır:
Herhangi biriniz, halka namaz kıldırdığında, hafif kıldırsın; çünkü onların içerisinde ihtiyaç sahibi, yaşlı ve zayıf kimseler bulunabilir.128

Ancak kişi tek başına kıldığı namazlarını istediği kadar uzatabilir.

Muaz b. Cebel (r.a) bir kavme imam olarak yatsı namazını kıldırdı. Zammı sûre olarak Bakara'yı okudu. Bu uzun süreye tahammül edemeyen birisi cemaati bırakıp namazını tek başın bitirdi. Onun bu halini gören cemaat 'Bu adam münâfık oldu' dediler. Bunun üzerine o adamla Muaz, Rasûlullah'a müracaat ettiler. Rasûlullah (s.a) hâdiseyi dinledikten sonra Muaz'ı azarlayarak şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Sen kışkırtıcı mısın? A'la, Târık ve Şems sûrelerini okusana...129

121)	İmam 'âmin' dediğinde, cemaatın da 'âmin' demesi gerektiğini bildiren hadis vardır.
122)	Nesâi ve Müslim, (Enes'den)
123)	Müslim, (Abdullah b. Saib'den) Mü'minûn sûresini okuduğunu rivayetetmektedir.
124)	Müslim, (İbn Abbas'dan); Ebu Dâvud, (Ebu Hüreyre'den)
125)	Ebu Dâvud, (Ebu Hüreyre'den sahih bir senedle)
126)	Nevevî'ye göre, Mufassal sûreler, Hucurât süresiyle başlar ve Şems sûresinde sona erer.
127) Buhârî ve Müslim, (Ümmü Fadl'dan)
128) Buhârî ve Müslim, (Ebu Hüreyre'den) Buhârî ve Müslim, (Câbir'den) Ancak bunların rivayetinde Târık sûresinin zikri yoktur. Bu sûrenin zikri Beyhakî'ye göre sâbittir.[[w:Kıraat|Kıraat Vazifeleri]]====
Bu vazifeler üçtür:<br />
'''A.''' İmam, namazı tek başına eda eden zat gibi, istiftah (açma) duasını ve eûzüyü gizlice okur. Sabah namazının bütün rekatlarında, akşam ve yatsının da birinci ve ikinci rekatlarında Fatiha' yı ve Fatiha'dan sonra okunan sureyi sesli okuyacaktır; nitekim namazı tek başına eda edenler de böyle yaparlar. Namazın sonunda, eğer sesli okunan namazlardansa 'âmin' kelimesini sesli getirmelidir. Cemaat de böyle yapmalı ve âminlerini imamın âmininden sonra değil, onunla birlikte getirmelidirler.<ref>İmam 'âmin' dediğinde, cemaatın da 'âmin' demesi gerektiğini bildiren hadis vardır.</ref>
İmam, sesli namazlarda (Şafiî'ye göre) besmeleyi de sesli okumalıdır. Besmele'nin nasıl okunacağı hakkında birbirine zıt birçok haberler zikredilmiştir. İmam Şafiî (r.a) besmele'nin açık okunması tarafını tercih etmiştir.<ref>Nesâi ve Müslim, (Enes'den)</ref>

'''B.''' İmam, kıyamdayken üç defa nefes alıp sükut etmelidir. Bu keyfiyeti, Semure b. Cündüb ile İmrân b. Husayn Hz. Peygamber'den rivayet etmişlerdir:
a) Tekbir aldığı zaman, arkasında bulunup kendisine uyan cemaatin Fâtihayı okuyacağı kadar susması gereklidir. Bu, sükutların en uzunudur. Bu sükutu, imam, istiftah duasını okuduğu zaman yapar; çünkü imam bu arada sükut etmezse cemaatin zamlı sûreyi dinlemesine mâni olur. Bu durumda sevaplarının eksilmesinden mesul olur. Eğer imam, sükut ettiği halde, cemaat
bu müddet içinde Fâtihayı okumayıp başka bir şeyle meşgul olursa günah imama değil, cemaate ait olur.

b) İmam, Fâtihayı okuduktan sonra, birinci sükutunda Fâtihaları tamamlayamayanlara tamamlama imkanı vermek için, birinci sükutun yarısı kadar susmalıdır.

c) Fâtihanın ardından okunan sureyi bitirdikten sonra ve rükuya varmazdan önce azıcık sükut etmelidir. Bu, sükutların en kısasıdır. İmam okuyuş ile rükuya varış tekbirinin arasını ayıracak kadar susmalıdır; çünkü okuyuşu tekbirle birleştirmek yasaklanmıştır.

Cemaat, imamın arkasında, Fâtihadan başka birşey okumamalıdır. Eğer imam, tekbirinden sonra Fatihayı okuyacak kadar fırsat vermezse cemaat Fâtihalarını onunla birlikte okumalıdır ve bunun (manevî) kusuru da imama ait olur. Eğer cemaat, imamın okuduğu zammı sureyi duyamazsa kendi kendine okumasında bir mahzur yoktur.

'''C.''' İmam, sabah namazında yüz ayetten az olan surelerden iki tanesini okumalıdır; çünkü sabah namazının kıraatini uzatmak ve namazı biraz erken başlatmak sünnettir. Sabah namazından tan yeri ağardıktan sonra çıkılması bir zarar vermez. İkinci rekatında herhangi bir surenin sonundan otuz veya yirmi ayet okuyup o sureyi bitirmekte hiçbir beis yoktur. Çünkü böyle sureler sık sık okunmadığından va'z-u nasihat bakımından daha tesirli ve insanı daha fazla tefekküre sevkedicidir. Bazı alimler bir kısım surelerin baş taraflarından birkaç ayet okuyarak kesmeyi mekruh saymışlardır.

Rivayet ediliyor ki, Hz. Peygamber Yunus suresinin bir kısmını okumuş, Hz. Musa ile Firavun bahsine gelince okumayı kesip, rükuya varmıştır.<ref>Müslim, (Abdullah b. Saib'den) Mü'minûn suresini okuduğunu rivayet etmektedir.</ref>

Hz. Peygamber sabah namazında Bakara suresinden (136. ayet) "Ey mü'minler! Yahudi ve Hristiyanların sizi kendilerine davet etmelerine karşılık şöyle deyiniz: Biz Allah'a ve bize indirilen Kur'an'a iman ettik" ayetini, ikinci rekatte Ali İmran suresinin (53. ayet) 'Ey Rabbimiz! İndirdiğin İncil'e iman ettik ve peygamberin İsa'ya tâbi olduk...' ayetini okumuştur.<ref>Müslim, (İbn Abbas'dan); Ebu Dâvud, (Ebu Hüreyre'den)</ref> 

Hz. Peygamber, Bilal'in daldan dala atlayarak şuradan buradan ayet okuduğuna şahit olunca ona neden böyle yaptığını sorar. Bilal: 'Güzel kokuyu güzel kokuya katıyorum' cevabını verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber 'Çok güzel yapıyorsun' buyurur.<ref>Ebu Dâvud, (Ebu Hüreyre'den sahih bir senedle)</ref>

Öğle namazında otuz ayet uzunluğunda olan ve Tıval'i Mufassal diye anılan surelerden okumalıdır. İkindi namazında öğlede okuduğu sürelerin yarısı kadar; akşam namazında ise Mufassal surelerden sonra gelen kısa sureleri okumalıdır.<ref>Nevevî'ye göre, Mufassal sûreler, Hucurât süresiyle başlar ve Şems sûresinde sona erer.</ref>

Hz. Peygamber'in kıldığı son namaz, akşam namazıdır.<ref>Buhârî ve Müslim, (Ümmü Fadl'dan)</ref> Hz. Peygamber bu namazda Mürselat suresini okumuş ve bundan sonra da ruhunu teslim edinceye kadar başka namaz kılmamıştır.

Kısacası namazda tahfif, ağır kılmaktan daha evlâdır; özellikle de cemaati bol olan camilerde...

Hz. Peygamber bu ruhsat hakkında şöyle buyurmaktadır:
Herhangi biriniz, halka namaz kıldırdığında, hafif kıldırsın; çünkü onların içerisinde ihtiyaç sahibi, yaşlı ve zayıf kimseler bulunabilir. <ref>Buhârî ve Müslim, (Ebu Hüreyre'den)</ref>

Ancak kişi tek başına kıldığı namazlarını istediği kadar uzatabilir.

Muaz b. Cebel (ra) bir kavme imam olarak yatsı namazını kıldırdı. Zammı sure olarak Bakarayı okudu. Bu uzun süreye tahammül edemeyen birisi cemaati bırakıp namazını tek başına bitirdi. Onun bu halini gören cemaat 'Bu adam münafık oldu' dediler. Bunun üzerine o adamla Muaz, Rasulullah'a müracaat ettiler. Rasûlullah (sa) hadiseyi dinledikten sonra Muaz'ı azarlayarak şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Sen kışkırtıcı mısın? [[w:A'la Suresi|A'la]], [[w:Tarık Suresi|Tarık]] ve [[w:Şems Suresi|Şems]] surelerini okusana...<ref>Buhârî ve Müslim, (Câbir'den) Ancak bunların rivayetinde Târık sûresinin zikri yoktur. Bu sûrenin zikri Beyhakî'ye göre sâbittir.</ref>

==== Erkânla İlgili Vazifeler Üçtür ====
1. Rükû ve secdeyi hafif yapmalı ve bunlardaki tesbihleri üçten fazla okumamalıdır. Çünkü Hz, Enes'in şöyle dediği rivayet edilmektedir:

Allah Rasûlü'nden namazının herşeyi tamam olduğu halde daha seri namaz kılan kimse görmedim!130

(contracted; show full)122)İbn Mâce
123)Ebu Mûsâ el-Medenî


== Dipnotlar ==
<div class="references-small">
{{kaynakça|2}}
</div>