Difference between revisions 82873 and 86286 on trwikiquote

{{sil|Vikisöz'de yer alacak bir "söz" yok ortada. Anektod niteliğinde bir yazı}}
Sultan [[Fatih Sultan Mehmet|İkinci Mehmet]], Bizans'ı fethetmeyi aklına koymuştu. Bizans'ın fethi onun için bir sevda haline gelmişti. Bu nedenle gece-gündüz demeden [[İstanbul]]'un fethini düşünür, komutanlarıyla bunun planlarını yapardı.<br/>
Fetih hazırlıkları bütün hızıyla sürüyordu. Bir yandan toplar dökülüyor, bir yandan da donanma hazırlanıyordu. Hatta padişah, Rumeli hisarı'nın çabuk bitmesi için bazen inşaatta çalışıyordu. Bu çalışmaların arasında<br/>
Sultan [[Fatih Sultan Mehmet|İkinci Mehmet]], bir gün Edirne'deki sarayına döner. Sürekli fetih hazırlıklarıyla uğraşmakta,gecelerini uykusuz geçirmektedir.<br/>
O, bu çalışmalarını sürdürürken bir gece, geç vakitte sarayın tam karşısındaki medresenin bir odasında ışığın yandığını fark eder. Birkaç gün bu ışığı takip eder. Bütün ışıklar sönse de o ışık yanmaya devam etmektedir.<br/>
Sonunda dayanamaz. Çandarlı Halil Paşa'ya sorar:

- Şu karşıdaki medresenin bir ışığı gece boyunca yanar. Bu odada kim vardır? Niçin böyle geç vakitlere kadar uyumaz?

- Padişahım! O odada bir öğrenci vardır. Geceleri hep ders çalışır. Onun için geç vakitlere kadar odasının ışığı yanar.

- Padişah: Yoksa o da benim gibi Bizans'ın fethini mi düşünür? Ona söyleyin de gündüzleri çalışsın,geceleri uyusun.
[[Kategori:Diyaloglar]]