Revision 49737 of "Ömer Hayyam Rubaileri" on trwikisource{{Kaynaksız}}{{eser
| önceki=
| sonraki=
| başlık=Rubailer
| bölüm=
| yazar=Ömer Hayyam
| notlar=
}}
{{Liste baş | tüm en = 100% | harf büyüklüğü = 85% | satır yüksekliği = 1.2 | sütun eni = 32% | zemin rengi = #ffffff}}
Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; <br>
Suçumuza, duamıza önem vermeyen; <br>
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; <br>
Umudumu rahmetine bağlamışım ben. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Büyükse de isyanım, kötülüklerim, <br>
Yüce Allah'dan umut kesmiş değilim; <br>
Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın <br>
Rahmete kavuşur elbet kemiklerim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Allah'ım bir geçim kapısı açıver bana; <br>
Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana; <br>
Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni <br>
Haberim olmasın gelen dertten başıma. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Rahmetin var, günah işlemekten korkmam; <br>
Azığım senden, yolda çaresiz kalmam; <br>
Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm <br>
Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Derde gama yatkın yüreğime acı; <br>
Bu tutsak cana, garip gönlüme acı; <br>
Bağışla meyhaneye giden ayağımı, <br>
Kızıl kadehi tutan elime acı. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Akıl bu kadehi övdükçe över; <br>
Alnından sevgiyle öptükçe öper; <br>
Zaman Usta'ysa bu canım nesneyi <br>
Hem yapar hem kırıp bin parça eder. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri? <br>
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri. <br>
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun: <br>
Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her sabah yeni bir gün doğarken, <br>
Bir gün de eksilir ömürden; <br>
Her şafak bir hırsız gibidir <br>
Elinde bir fenerle gelen.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim; <br>
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim; <br>
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler, <br>
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yaşamanın sırlarını bileydin <br>
Ölümün sırlarını da çözerdin; <br>
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: <br>
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İçin temiz olmadıktan sonra <br>
Hacı hoca olmuşsun, kaç para! <br>
Hırka, tespih, post, seccade güzel; <br>
Ama Tanrı kanar mı bunlara?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Var mı dünyada günah işlemeyen söyle: <br>
Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle; <br>
Bana kötü deyip kötülük edeceksen, <br>
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Felek ne cömert ne aşağılık insanlara! <br>
Han hamam, dolap değirmen, hep onlara. <br>
Kendini satmıyan adama ekmek yok: <br>
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilgenin yüreğinde her dilek,<br>
Anka kuşu gibi gizli gerek. <br>
Damla nasıl inci olur denizde: <br>
Sedefler içinde gizlenerek.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ovada her kızıl lalenin teni <br>
Bir padişahın kanıyla beslendi. <br>
Yerden biten şu mor menekşe yok mu? <br>
Bir güzelin yanağındaki bendi.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Mal mülk düşkünleri rahat yüzü görmezler, <br>
Bin bir derde düşer, canlarından bezerler. <br>
Öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür, <br>
Onlar gibi olmayana adam demezler.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gül verme istersen, diken yeter bize. <br>
Işık da vermezsen, ateş yeter bize. <br>
Hırka, tekke, post most olasa da olur, <br>
Kilise çanları bile yeter bize.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Beni özene bezene yaratan kim? Sen!<br>
Ne yapacağımı da yazmışın önceden. <br>
Demek günah işleten de sensin bana: <br>
Öyleyse nedir o cennet cehennem?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnsan bastığı toprağı hor görmemeli: <br>
Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili. <br>
duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç? <br>
Ya bir Şah kafasıdır, ya bir vezir eli!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hak er geç cimrilerin hakkından gelir; <br>
Cehennem ateşleri onlar içindir. <br>
Ne der, dili inciler saçan Muhammet: <br>
Cömert gavur cimri müslümandan yeğdir.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Varlığın sırları saklı, benden; <br>
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. <br>
Bizimki perde arkasında dedi-kodu: <br>
Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir geldi mi derin ölüm uykusu, <br>
Biter bu dünyanın dedi-kodusu. <br>
Ölenden bir haber bekler insanlar: <br>
Ne söylesin? Bilmez ki ne olduğunu!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yel eser, umutlar savrulur gider; <br>
Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler; <br>
Altın gümüş nen varsa harcamaya bak! <br>
Ölür gidersin, düşmanın gelir yer.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz: <br>
İki başımız var, bir tek bedenimiz. <br>
Ne kadar dönersem döneyim çevrende: <br>
Er geç baş başa verecek değil miyiz?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünyada akla değer veren yok madem, <br>
Aklı az olanın parası çok madem, <br>
Getir şu şarabı, alsın aklımızı: <br>
Belki böyle beğenir bizi el alem!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde: <br>
Senden ayığız bu sarhoş halimizde. <br>
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı: <br>
İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama; <br>
Senden benden başka düşünen yok, arama! <br>
Vaz geç ötelerden, yorma kendini: <br>
O var sandığın şey yok mu, o yok arama!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şu serviyle süsen neden dillere destan? <br>
Neden hep onlara benzetilir hür insan? <br>
Birinin on dili var, boşboğazlık etmez, <br>
Ötekinin yüz eli var el açmaz, ondan!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Benim halimden haber sorarsan, <br>
Bir çift sözüm var sana, yürekten: <br>
Sevginle gireceğim toprağa, <br>
Sevginle çıkacağım topraktan.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şu dünyada üç beş günlük ömrün var, <br>
Nedir bu dükkanlar, bu konaklar? <br>
Ev mi dayanır, bu sel yatağına? <br>
Bu rüzgarlı yerde mum mu yanar?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dün geldi: Nedir aradığın? dedi bana: <br>
Bensem, ne bakarsın o yana bu yana? <br>
Kendine gel de düşün, içine iyi bak: <br>
Ben senim, sen ben; aranıp durma boşuna!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sabah doldu göklere mavi mavi; <br>
Doldur, ışık döker gibi, kaseyi! <br>
Acı olmasına acıdır şarap: <br>
Ama gerçek acıdır demezler mi?<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Adam olduysan hesap ver kendine: <br>
Getirdiğin ne? Götüreceğin ne? <br>
Şarap içersem ölürüm diyorsun: <br>
İçsen de öleceksin, içmesen de!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Camiye gittim, ama Allah bilir niye: <br>
Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye. <br>
Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:<br>
O eskidi gittim yenisini yürütmeye.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kimi dinde imanda buldu yolu <br>
Kimi akıl, bilim yolunu tuttu. <br>
Derken ses geldi karanlıklardan: <br>
Gafiller! Doğru yol ne odur, ne bu!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her gece aklım dalar gider engine. <br>
Ağlarım, inciler dolar eteğime. <br>
Sevdalıyım, şarap dayanmıyor bana: <br>
Kafam baş aşağı çevrik bir tas mı ne!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya ne verdi sana? Hep dert, hep dert! <br>
Güzel canın da bir gün elbet. <br>
Toprağında yeşillikler bitmeden <br>
Uzan yeşilliğe, gününü gün et.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap sen benim günüm güneşimsin! <br>
Öyle bir dolsun ki seninle içim. <br>
Bir bildik görünce beni sokakta: <br>
Ne o şarap nereye böyle? desin.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben ne camiye yararım, ne havraya! <br>
Bir başka hamur benimki, başka maya. <br>
Yoksul gavur, çirkin orospu gibiyim: <br>
Ne din umrumda, ne cennet, ne dünya!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir kuş gördüm yüce Tus kalesinde, <br>
Keykavus'un kafa tası pençesinde. <br>
Sorup duruyor kafaya: Hani? Nerde? <br>
Adamların, davun dümbeleğin nerde? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şu testi de benim gibi biriydi; <br>
O da bir güzele vurgun, dertliydi. <br>
Kim bilir, belki boynundaki kulp da <br>
Bir sevgilinin bem beyaz eliydi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnciyi isteyen dalgıç olacak; <br>
Varı yoğu dosta verip dalacak. <br>
Canı avucunda, nefesi göğsünde: <br>
Ayağı baş olacak, başı ayak!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Girme şu alçakların hizmetine: <br>
Konma sinek gibi pislik üstüne. <br>
İki günde bir somun ye, ne olur! <br>
Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir taş bulamazsın ki Doğu ovalarında <br>
Küfretmesin bana da, benim zamanıma da <br>
Yüz adım yürü bak, bir dertli insan görürsün: <br>
Bunalmış, otura kalmış yolun kenarında.<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Güneş attı göğe sabah kemendini: <br>
Aydınlık padişahı atına bindi. <br>
İçin! için! diye bağırdı dört yana <br>
Canım sabah şarabının müezzini. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu kadeh bir bedendir, cana gebe! <br>
Bir yasemindir, erguvana gebe! <br>
Hayır; yanlış; ne odur şarap ne bu:<br>
Bir sudur, bir su ki yangına gebe!<br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gökte bir öküz varmış, adı Pervin; <br>
Bir öküz de altındaymış yerin. <br>
Sen asıl iki öküz arasında <br>
Tepişmesine bak şu eşeklerin! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ne bilginler geldi, neler buldular! <br>
Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. <br>
Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? <br>
Birer masal söyleyip uyuya kaldılar. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka! <br>
Bir ışık daha var, ışıklardan başka. <br>
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye: <br>
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir damla şarap ver Çin senin olsun; <br>
Bir yudumu bütün dinlerden üstün. <br>
Söyle, ne var dünyada şaraptan hoş? <br>
O acıya tatlılar feda olsun. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz: <br>
Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz. <br>
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer; <br>
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya üç beş bilgisizin elinde; <br>
Onlarca her bilgi kendilerinde. <br>
Üzülme; eşek eşeği beğenir: <br>
Hayır var sana "kötü" demelerinde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dedim: artık bilgiden yana eksiğim yok; <br>
Şu dünyanın sırına ermişim az çok. <br>
Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: <br>
Ömrüm gelip geçmiş, hiç bir şey bildiğim yok. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Cennette huriler varmış, kara gözlü; <br>
İçkinin de ordaymış en güzeli. <br>
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: <br>
Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sen sofusun, hep dinden dem vurursun; <br>
Bana da sapık, dinsiz der durursun. <br>
Peki, ben ne görünüyorsam oyum: <br>
Ya sen? Ne görünüyorsan o musun? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Varlık yokluk derdini aklından sil; <br>
Bırak öteleri de kendini bil. <br>
Doldur şarabı, geniş bir nefes al: <br>
Kaç nefes alacağın belli değil. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir elde kadeh, bir elde Kuran; <br>
Bir helaldir işimiz, bir haram. <br>
Şu yarım yamalak dünyada <br>
Ne tam kafiriz, ne tam müslüman! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş! <br>
Bırak onu bunu da gönlünü tut hoş! <br>
Şu durmadan kurulup dağılan evrende <br>
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Leyla isteyen kişi Mecnun olmalı; <br>
Kendinden de, dünyasından da geçmeli. <br>
Sevenlerin sofrasına çağrılınca <br>
Ben körüm, ben dilsizim demeli. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Öldürmek de, yaşatmak da senin işin; <br>
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin. <br>
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat? <br>
Beni böyle yaratan sen değil misin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben kadehten çekmem artık elimi; <br>
Tutmam senin kitabını, minberini. <br>
Sen kuru bir sofrasın, ben yaş bir sapık: <br>
Cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Eşi dostu verdik birer birer toprağa; <br>
Kiminden bir taş bile kalmadı ortada. <br>
Sen, yorgun katır, hala bu kalleş çöldesin: <br>
Sırtında bunca yük, yürü bakalım hala. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gözüm, kör değilsen, bunca mezarı gör; <br>
Dünyayı saran yalan dolanları gör; <br>
Krallar, padişahlar çürüyüp gitmiş: <br>
Ela gözlerine kurt dolanları gör! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Felek doğruyu eğriyi tartaydı, <br>
Her işine güzel demek kolaydı. <br>
Böyle özü doğruluk olaydı? <br>
Evrenin özü doğruluk olaydı? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Duman değil mi dünya mutfağında payın? <br>
Öyleyse ha olmuşsun ha olmamışsın. <br>
Senin zorunsa sermayeden yememek: <br>
Bekle, bekle de başkası yesin yarın. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bayram geldi; işimiz iştir bu aralık; <br>
Horoz kanı gibi şarap bollaşır artık. <br>
Gel gelelim eşekler de boş gezer şimdi: <br>
Oruç gemi ağızlarından çıkar, yazık! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hep arar dururdum, dünyaya geleli, <br>
Alın yazısı, cenneti, cehennemi. <br>
Hocam kesti attı, sağlam bilgisiyle: <br>
Alın yazısı, cennet cehennem sende, dedi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? <br>
Kimselerin kulu kölesi değil misin? <br>
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya? <br>
Keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bahar geldi; başka şey istemem kafamda; <br>
Hele akla hiç yer vermem bahar soframda; <br>
Şarap, seninleyim bu mevsim, koru beni: <br>
Söğüt ağacı, sen de ser gölgeni altıma. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrı, "cennette şarap içeceksin" der; <br>
Aynı tanrı nasıl şarabı haram eder? <br>
Hamza bir Arab'ın devesini öldürmüş: <br>
Şarabı yalnız ona haram etmiş peygamber. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Nerde yüreği tertemiz uyanık insan? <br>
Nerde güzel düşünceler ardında koşan? <br>
Herkes kendi kafasının kulu kölesi: <br>
Hangi Tanrının kulu, nerde o kahraman? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kim için bu yerler gökler? Bizim için. <br>
Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün <br>
Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre <br>
İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yüce varlık bize bir beden verince <br>
Sevmesini öğretti her şeyden önce <br>
Sonra şu delik deşik yüreğimize <br>
Mana incileri sakladı binlerce. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Niceleri geldi, neler istediler; <br>
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler; <br>
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi? <br>
O gidenler de hep senin gibiydiler. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Vakit geldi, dünya yeşiller giyecek; <br>
Ağaçlara Musa'nın eli değecek, <br>
Kuru tohumlara İsa'nın nefesi; <br>
Gözler açıp buluta çevrilecek. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gerçek eren içinde kir tutmayandır; <br>
Varlığını korkusuzca hiçe sayandır; <br>
Bu topraklar üstünde en temiz kişi <br>
Sağlığında toprak kesilmiş olandır. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey can, sana aklı niçin vermiş veren? <br>
Kendini bil, yolunu bul yitip gitmeden. <br>
Baykuş gibi ne gezersin viranelikte, <br>
Yerin akdoğan gibi sultanın emrindeyken? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Onlar ki kurtulamaz ikiyüzlülükten <br>
Canı ayırmaya kalkarlar bedenden; <br>
Horoz gibi tepemde testere olsa <br>
Aklımın kafasını keser atarım ben. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir yanarım Tanrı özlemiye Musa gibi; <br>
Bir ölürüm murada ermeden Yahya gibi; <br>
Yarı gökte kalırım hep bir iğne yüzünden <br>
Hep bir başka derdin terzisiyim İsa gibi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dert çekme boşuna, hep gül de yaşa; <br>
Zulüm yolunda hakkı bul da yaşa; <br>
Sonu yokluk madem bu dünyamızın <br>
Yok bil kendini, özgür ol da yaşa. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ramazan ayı bu yıl da geldi yine; <br>
Vurdu bukağıyı aklın bileğine; <br>
Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari <br>
Ramazanı Şevval sansınlar bu sene. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma; <br>
Çıkma kendinden dışarı, serseri olma; <br>
Kendi içine sefer et erenler gibi: <br>
Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Duru sudan daha temizdir benim sevgim; <br>
Sevgiyle bu oynayış da hakkımdır benim; <br>
Halden hale girer başkalarında sevgi: <br>
Neyse hep odur benim sevgim ve sevgilim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya padişahın, kayserin, hakanın olsun; <br>
Cehennem kötünün, cennet iyinin olsun; <br>
Tesbih meleklerin olsun, temizlik Rızvan'ın: <br>
Sevgili bizim olsun, canı canımız olsun. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin; <br>
Şimdi: "Çekil önümden" diye ferman edersin; <br>
Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez; <br>
Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap iç adın silinip gitmeden dünyadan; <br>
Şarap kasveti, karanlığı giderir candan; <br>
Güzellerin saçını çözüp dağıtmaya bak <br>
Neylesin, netsin bu can, kıble mi değiştirsin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden, <br>
Ne dine, edebe aykırı gitmemizden; <br>
Bir an geçmek istiyoruz kendimizden: <br>
İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Biliyorum varlığın, yokluğun dış yüzünü; <br>
Yükselmenin de alçalmanın da içyüzünü; <br>
Ne çıkar öte yanını da bilsem feleğin: <br>
Bezmişim bilgiden, atmışım her türlüsünü <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Baharlar yazlar gider, kara kış gelir; <br>
Varlığın yaprakları dürülür bir bir; <br>
Şarap iç, gam yeme; bak ne demiş bilge: <br>
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gülün yüzünde çiy tanesi nevruzun ne hoş; <br>
Yeşillikte canı aydınlatan yüzün ne hoş; <br>
Geçmiş gitmiş gün üstüne ne söylesen boş: <br>
Bırak dünü, hoş et gönlünü, bak bugün ne hoş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilgisizliğimi sundum durdum aleme; <br>
Bir yoksulluk karanlığı çöktü gönlüme; <br>
Utandım günahımdam, müslümanlığımdan: <br>
Bundan böyle zünnar takacağım belime. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir su, bir damla suymuşuz, bele düşmüşüz; <br>
Şehvet ateşiyle dışarı savrulmuşuz; <br>
Yarın yel savuracak toprağımızı: <br>
İçelim, hoş geçsin üç nefeslik ömrümüz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse <br>
Eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise; <br>
Mıhlar gevşek bir gölgeliktir beden çadır, <br>
Pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben de geçtim gittim bu zulüm yurdundan, <br>
Elimde yelden başka bir şey kalmadan; <br>
Ama var mı, ölümüme sevinip de <br>
Ecelin şaşmaz tuzağından kurtulan? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Orucumu yiyorsam ramazanda <br>
Mübarek aydan habersizim sanma: <br>
Çileden gece oluyor da gündüzüm <br>
Sahura kalkıyorum gün ortasında. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yılan gibi taşa girsen de, Saki, <br>
Sızar ecelin suyu bulur seni; <br>
Bu dünya toprak, Saki, türkü söyle; <br>
Bu soluk bir yel, şarap ver, Saki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönül Bijen'i kuyu gibi gam zindanında; <br>
Akıl Sührab'ı ölmüş derdinin sayvanında; <br>
Dünya Siyavuş'unun öcünü almak için <br>
Gam, Rüstem'in Turan gibi gönlünü talanda. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey yanağı ağustos gülünü bastıran; <br>
Ey yüzü Çin güzellerini kıskandıran; <br>
Bakışı Babilşahını büyüde yenip <br>
Elinde at, fil, ruh, ferz, baydak bırakmayan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Elimde olsa dünyayı küçümserdim; <br>
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim; <br>
Daha doğrusu bu aşağılık yere <br>
Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap iç, bire birdir derde tasaya; <br>
Ne bu dünya kalır, ne öteki dünya. <br>
Ne serin ateştir o, ne can dolu su: <br>
Çabuk ol, bulup içemezsin mezarda. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Felek, delik deşik ediyorsun yüreğimi; <br>
Yırtıyorsun ikide bir sevinç gömleğimi, <br>
Esen yelleri ateş ediyorsun bana; <br>
Çamura çeviriyorsun içeceğimi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Haram, acı, kötü derler canım şaraba: <br>
Oysa ne hoş şey, hele bir güzel sunarsa; <br>
İçin bakın; hem doğrusunu isterseniz, <br>
Haram dedikleri her şey hoş galiba! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dedim ben artık kızıl şarabı içmem; <br>
Üzümün kanıymış bu, ben kan dökmek istemem. <br>
Gün görmüş aklım şaşırdı: Sahi mi? dedi; <br>
Yok canım, şaka, ben nasıl içmem! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sen bu dünyanın sırlarına eremezsin; <br>
Erenlerin dilini de söktüremezsin; <br>
İyisi mi iç şarabı, cennet et bu dünyayı: <br>
Öbür cennette ya girer, ya giremezsin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bulut geldi; lalede bir renk bir renk! <br>
Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek. <br>
Şu seyrettiğin serin yeşillikler <br>
Yarın senin toprağında bitecek. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İki batman şarap, bir buğday ekmeği; <br>
Bir koyun budu, bir de ay yüzlü sevgili; <br>
Daha ne istenir bilmem şu dünyada: <br>
Padişah daha iyisini bulabilir mi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünyaları değişmem kızıl şaraba; <br>
ay da ondan sönük; çoban yıldızı da. <br>
Şarap satanların aklına şaşarım: <br>
Ondan iyi ne var alınacak dünyada? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnsan son nefese hazır gerekmiş: <br>
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş. <br>
Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz: <br>
Böylece dirilirsek işimiz iş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik; <br>
Bildiklerimizle övündük, eğlendik. <br>
Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra? <br>
Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam bilgelik çadırları dokudu; <br>
Sonra dert potasında yandı kül oldu. <br>
Bir pula satıldı kader çarşısında, <br>
Ölüm celladı geldi, boynunu vurdu. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dostum, gel yarına kanmayalım biz; <br>
Günümüzü gün edelim ikimiz. <br>
Yarın çekip gettik mi şu konaktan <br>
Yedi bin yıl önce gidenlerleyiz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti; <br>
Derede akan su, ovada esen yel gibi. <br>
İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok: <br>
Daha gelmemiş gün bir, geçmiş gün iki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrı, ışığıyla doldu can gözüme; <br>
Bu dünyadan o dünyadan bana ne! <br>
Gönlüm ter gibi çıkıp bedenimden <br>
Karıştı varlığın denizlerine. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol; <br>
Her istediğini onda ara, onda bul. <br>
Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe: <br>
Koy canını ortaya, soyulursan soyul. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sarhoş oldum mu aklım azalır; <br>
Ayıldım mı sevincim dağılır. <br>
Ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya? <br>
En güzeli öyle yaşamaktır. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, <br>
Cennet-i âlâ meyhane midir? <br>
Her kuluna iki huri vereceğim diyorsun, <br>
Cennet-i âlâ kerhane midir? <br>
{{Liste - orta | ara en = | sütun eni = 32% | zemin rengi = #ffffff}}
Sevgili, sırlarına eren gönül nerde? <br>
Sözlerinin tekini duyan kulak nerde? <br>
Gece gündüz serilirsin de karşımıza: <br>
Yüzünü bir kez gören mutlu göz nerde? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dert içinde sevinci bul da yaşa; <br>
Haksız düzende haklı ol da yaşa; <br>
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın, <br>
Varından yoğundan kurtul da yaşa. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Açılmaz kapıları açmanız mı gerek? <br>
Dünyada insanca yaşamanız mı gerek? <br>
Bırak öyleyse iki dünyayı birden: <br>
Ey ölü canlılar, canlar uyanık gerek! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dün özledim de seni coştum birden bire; <br>
Çıktım senin yerin dedikleri göklere. <br>
Bir ses yükseldi ta yukarıda, yıldızlardan: <br>
Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir testici gördüm, çamur içindeydi: <br>
Ayağı çarkında, elinde bir testi; <br>
Testinin başında bir yoksulun ayağı <br>
Kulpunda bir padişahın kellesi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir testi aldım çarşıdan ucuza; <br>
Gizli gizli neler anlattı bana; <br>
Bir şahdım, dedi; altın kupam vardı; <br>
Şimdi neyim? Testi oldum şaraba. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilmem, ne sayar durursun bir, iki; <br>
Ha bir olmuş, ha yüz bin fark etmez ki <br>
Çal sazını, sonun bir avuç toprak, <br>
Şarap ver, bir esip gitmedir bizimki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kambur Felek, sen ne konaklar yıka geldin; <br>
Kin beslersin bize, zulüm eski adetin. <br>
Şu kara toprağın göğsünü bir yarsalar, <br>
Ne inciler yatar içinde bilir misin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yoksul, dertli gönlüm arar sevgilisini; <br>
Aklı gelmez başına, yer kendi kendini. <br>
Bana sevgi şarabını sundukları gün <br>
Kana boyamışlar varlık kadehimi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ha Belh'te ölmüşsün, ha Bağdat'ta hepsi bir; <br>
Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir. <br>
Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz; <br>
Sensiz daha çok ayların ondördü gelir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönlümün dilediği gül yüzüne bakmak; <br>
Elimin özlediği kadehi kavramak. <br>
Her zerrem nasibini almalı dünyadan <br>
Yarın güle kavuşturmadan beni toprak. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Behram'ın şarap içtiği orman köşkünde <br>
Bir tilki yavrulamış, bir ceylan keyfinde. <br>
Ömrünce yaban eşeği avlamış Behram: <br>
Mezar da Behram'ı avlamış günün birinde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede: <br>
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de. <br>
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar <br>
Ne birine metelik veririm, ne ötekine. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Padişah ol, yokluk halkasına gir de; <br>
Yıkan, kirin pasın kalmasın gönülde. <br>
Meyhaneye ermeğe gelince biri <br>
Kendini bil de ne yaparsan yap de. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Toprakla karışıp bulanmamış bir can <br>
Sana konuk geldi bir temiz dünyadan. <br>
Otur, bir kadeh şarap iç kendisiyle, <br>
Sana iyi geceler deyip kaçmadan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde; <br>
Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde. <br>
O canım Türk güzeli kömür gözleriyle, <br>
Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünyaya geldiler, coşup taştılar; <br>
Güldüler, eğlendiler, anlaştılar; <br>
Bir kadehte sızıverdiler bir gün <br>
Ölüm uykusunda kucaklaştılar. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilir misin, yüceler yücesi Tanrı, <br>
Şarap ne zaman çoşturur içenleri? <br>
Pazar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, <br>
Bir de cuma, cumartesi günleri. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yaşamak elindeyken bugüne bugün, <br>
Ne diye bırakır, yarını düşünürsün? <br>
Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar; <br>
Kadrini bilmeğe bak avucundaki ömrün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Toprak olup gitmişlere sorarsan <br>
Ha gavur olmuşsun ha müslüman. <br>
Kimler bu dünyada eğlenmemişse <br>
Ötekinde yalnız onlar pişman <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey garip kuş! Bu yıldızlar darı sana; <br>
Elest günü canı sen verdin insana. <br>
Dünyayı gören büyülü bir kadeh varmış: <br>
O kadeh sende, başka yerde arama. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi. <br>
Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli. <br>
Can gözünü açınca görüyor ki insan <br>
En büyük düşmanıymış en çok güvendiği. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Feleği döndürebilir misin muradınca? <br>
Ne çıkar gök yedi kat değil sekiz katsa? <br>
Er geç toprağa karışıp gidecek gövdeni <br>
Ha ovada kurt yemiş, ha mezarda karınca. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bak, gül yeşiller, sevinçler içinde; <br>
Arar bulamazsın gelecek perşembe. <br>
İç şarabını, gül kokla, yeşil topla: <br>
Toprak oluvermeden gül de yeşil de. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnsan çeker çeker de sonra hür olur; <br>
İnci sedef zindanlarda yuğrulur. <br>
Paran pulun yoksa bugün, sağlık olsun: <br>
Bugün boş duran kadeh yarın doludur. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti; <br>
Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi. <br>
Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş? <br>
Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her gün biri çıkar, başlar ben, ben demeğe, <br>
Altınları gümüşleriyle övünmeğe. <br>
Tam işleri dilediği düzene girer: <br>
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Can verinceye dek bu çorak yerde <br>
Dertten başka ne geçer ki eline? <br>
Ne mutlu çabuk gidene dünyadan; <br>
Hele bu dünyaya hiç gelmeyene! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yerleri yapmış, gökleri kurmuşsun ama, <br>
Sensin bunca gönülleri yakıp yıkan da. <br>
Ne kızıl dudakları, ne altın saçları <br>
Altmışın süprüntüler gibi kara toprağa. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dostum, olan olmuş, vahlanma boşuna; <br>
Dünyayı kara zindan etme başına. <br>
Yaşamana bak, elinden tek gelen bu: <br>
Olacakları danışan var mı sana? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevgilim, ömrü derdim gibi bitmeyesi, <br>
Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi. <br>
Bir göz atıverdi bana geçip giderken: <br>
İyilik et denize at mı demek istedi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gül de şarab da bilene güzel gelir; <br>
Sarhoş olmayan için sarhoşluk nedir? <br>
Cebi boş gönlü dolu olmayan kişi <br>
Her şeyden geçmenin tadını ne bilir? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yapma diyorsun; yapmamak elimde mi? <br>
Sen al demişin; nasıl çekerim elimi? <br>
Hem yap hem yapma demek seninki bana <br>
İnsaf: Kadeh devrilir de dolu kalır mı? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünya iki kapılı bir han, <br>
Girdi mi dertlere düşer insan. <br>
Tanınmadan yaşamak en iyisi: <br>
Elinde olsa da hiç doğmasan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kim görmüş o cenneti, cehennemi? <br>
Kim gitmiş de getirmiş haberini? <br>
Kimselerin bilmediği bir dünya <br>
Özlenmeye, korkulmaya değer mi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ne mutlu adı sanı bilinmeyene; <br>
İpeklere, kürklere bürünmeyene; <br>
Anka gibi iki dünyadan da geçip <br>
Bu viranede baykuşa dönmeyene. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yok olmamış varlık var mı bir tek? <br>
Herşey bir gün, dağılıp gidecek. <br>
Öyleyse vara yoğa ne bakarsın? <br>
En iyisi yoku var, varı yok bilmek. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevgili, bir başka güzelsin bugün; <br>
Ay gibisin, pırıl pırıl gülüşün. <br>
Güzeller bayram günleri süslenir: <br>
Seninse bayramları süsler yüzün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Öldük, dünyayı şaşkın bırakıp gittik; <br>
Yüzlerce incimiz vardı delinmedik. <br>
Sersemliği yüzünden bilgisizlerin <br>
Renk renk düşünceler kaldı söylenmedik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kendimden geçtikçe gelirim kendime, <br>
Alçalırım çıktıkça yüksek yerlere. <br>
En garibi, içmeden sarhoşum da ben, <br>
Ayılırım her kadehi devirdikçe. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben içerim, ama sarhoşluk etmem: <br>
Kadehten başka şeye el uzatmam. <br>
Şaraba taparmışım, evet, taparım: <br>
Ama senin gibi kendime tapmam. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şeyh fahişeye demiş ki: - Utanmaz kadın; <br>
Her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın. <br>
Doğru, demiş fahişe, ben öyleyim; ya sen? <br>
Sen bakalım şu göründüğün adam mısın? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dün gece usul boylu sevgilim ve ben, <br>
Bir kıyıda gül rengi şarap içerken; <br>
Sedefli bir kabuk açıldı karşımızda; <br>
Sabah müjdecisi çıkıverdi içinden. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dinle dinsizliğin arası bir tek soluk; <br>
Düşle gerçeğin arası bir tek soluk. <br>
Aldığın her soluğun değerini bil <br>
Bütün yaşamak macerası bir tek soluk. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir put demiş ki kendine tapana: <br>
Bilir misin niçin taparsın bana? <br>
Sen kendi güzelliğine vurgunsun: <br>
Ben ayna tutar gibiyim sana. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Biz aşka tapanlarız, müslüman değil; <br>
Cılız karıncalarız, Süleyman değil; <br>
Biz eskiler giyen benzi soluklarız: <br>
Pazarda sırma satan bezirgan değil. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Nerdesin? Sana baş kaldırmışım işte; <br>
Karanlık içindeyim, ışığın nerde? <br>
Cenneti ibadetle kazanacaksam <br>
Senin ne cömertliğin kalır bu işde? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gerçek erenlere güzel çirkin, hepsi bir; <br>
Sevenler için cennet, cehennem, hepsi bir; <br>
Kendini veren ha ipekli giymiş, ha çul; <br>
Yastığı ha pamuk olmuş ha diken, hepsi bir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yıllar günler gibi geçti gider; <br>
Nerde o eski dertler, sevinçler? <br>
Belaya aldırmaz aklı olan: <br>
Be da her şey gibi geçer, der. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünyayı allar pullar boyarlar gözünü; <br>
Aklı olan hor görür süsünü püsünü. <br>
Kimler geldi gitti, kimler gelip gidecek: <br>
Al gitmeden alacağını, doyur gönlünü. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap mimarıdır yıkık gönüllerin <br>
Süzülmüş, tertemiz canı üzümlerin. <br>
Neden şer demişler bu hayırlı suya? <br>
Siz bana bu şerden üç dört kase verin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Aşk bir beladır, ama Tanrıdan gelme; <br>
Halk neden karşı kor Tanrı emrine? <br>
Bize herşeyi yaptıran kendi madem, <br>
Kulu sorguya çekmenin alemi ne? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dert de neymiş? O mu bizi ağlatacak? <br>
O mu sevinç bayrağımızı yırtacak? <br>
Gelin, atalım şunu gönül yurdundan: <br>
Yoksa içimizde fitne çıkartacak. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sensiz camide, namazda işim ne? <br>
Seninle buluşma yerim meyhane. <br>
Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: <br>
İstersen kaldır at cehennemine. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hep bir çember, dolanıp durduğumuz! <br>
Ne önümüz belli, ne sonumuz. <br>
Kim varsa bilen, çıksın söylesin: <br>
Nerden geldik? Nereye gidiyoruz? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bizi bizden alan şaraba gönül verdik; <br>
Coşup taştık; yerden kopup göklere erdik. <br>
Tenden bedenden soyunuverdik sonunda <br>
Topraktan gelmiştik, yine toprağa girdik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tepemizde dönüp duran gökler <br>
Büyücünün fanusu gibidirler: <br>
Güneş bu fanus içinde lamba, <br>
Biz de gelip geçen görüntüler. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir rint gördüm, binmiş dünya denen kır ata; <br>
Aldırmıyor dine, islama, şeriata; <br>
Ne hak dinliyor, ne hakikat, ne marifet: <br>
Gelmiş mi böylesi kahraman kainata? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kimi gizlenir, kimselere görünmezsin; <br>
Kimi renk renk dünyalarda görünür yüzün <br>
Kendi kendinle sevişmek bu seninki: <br>
Çünkü seyreden sen, seyredilen de sensin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yüzümde pırıl pırıl sevinç gördüğün gün, <br>
Nice konakları yıkılmıştır gönlümün. <br>
Dalgıçsan dal gözlerimin denizine, bak: <br>
Dibinde mahzun bir deniz kızı görürsün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Seni kuru sofraların softası seni! <br>
Seni cehenneme kömür olası seni! <br>
Sen mi Hak' tan rahmet dileyeceksin bana? <br>
Hakka akıl öğretmek senin haddine mi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Önce kendine gel, sonra meyhaneye; <br>
Kalender ol da gir kalenderhaneye. <br>
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur: <br>
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap içip güzel sevmek mi daha iyi, <br>
İki yüzlü softaları dinlemek mi? <br>
Sarhoşla aşık cehenneme gidecekse, <br>
Kimselerin göreceği yoktur cenneti. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
En büyük söz Kuran bile <br>
Arada bir okunur besmeleyle. <br>
Kadehteyse öyle bir ayet var ki <br>
Okur insan her zaman, her yerde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Neylesem bu benim iç kavgalarımla? <br>
Pişmanlığım, kendime düşmanlığımla? <br>
Sen bağışlasan da ben yerim kendimi: <br>
Neylesem bu yüzkaram, bu utancımla? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kalk sevinç dolduralım garip gönüle <br>
İçelim doğan güne karşı bülbülle <br>
Yırtalım biz de gömleği aşık gülle <br>
Verelim çiçekler gibi ömrü yele. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Aklı olan paraya değer vermez, <br>
Ama parasız dünya da çekilmez; <br>
Eli boş menekşe boynunu büker, <br>
Gül altın kasede gülmezlik etmez. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir damla şarap Tus saraylarına bedel, <br>
Keykubad'ın Keykavus'un tahtından güzel <br>
Sabaha karşı aşıkların iniltisi <br>
İki yüzlü softanın ezanından güzel. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bedenindeki et, kemik, sinir kaldıkça, <br>
Dünyadaki yerini bil, kendinden şaşma. <br>
Düşman Zaloğlu Rüstem olsa ger göğsünü, <br>
Dostun Karun olsa iyilik altında kalma. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yerin dibinden yıldızlara dek <br>
Ermediğimiz sır kalmadı pek, <br>
Her düğümü çözmüş insanoğlu; <br>
Ecel düğümünü var mı çözecek? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevgiyle yuğrulmamışsa yüreğin <br>
Tekkede, manastırda eremezsin. <br>
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada <br>
Cennetin, cehennemin üstündesin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu evren her gece ne gömlekler diker! <br>
Kimini gelen, kimini giden giyer. <br>
Her gün nice sevinçlerle dolar dünya, <br>
Nice dertler toprağa karışır gider. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap benlik kaygusu bırakmaz sende <br>
Çözülmedik bir düğüm kalmaz beyninde <br>
İblis bir kadeh şarap içmiş olaydı, <br>
Secdeye yatardı Adem'in önünde <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Biz hırkadan sonra küpe gelmişiz; <br>
Kıpkızıl şarapla abdest almışız. <br>
Medresede kaybettiğimiz ömrü <br>
Meyhanede aramaktır işimiz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarabı götürüp döksen bir dağa <br>
Dağ sarhoş olur başlar oynamağa. <br>
Ben ne diye tövbe edecekmişim <br>
İçimi tertemiz eden şaraba? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce; <br>
Halden anlar bir dost gelip falı görünce: <br>
Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin: <br>
Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu gecenin son gece olması da var: <br>
Emret, gül rengi şarabı getirsinler. <br>
Gafil, bir gittin mi bir daha gelmek yok: <br>
Altın değilsin ki gömüp çıkarsınlar. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Medreseden hayır yok, dinle beni; <br>
Vakıf lokması karartır içini. <br>
Git, bir yıkık yerde yoksulca yaşa: <br>
Orası bir padişah eder seni. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap iç, yıkansın, aydınlansın için; <br>
Bu dünya, öbür dünya silinip gitsin! <br>
Gel ömrün yele gitmeden tadına bak <br>
Cana can katan suyun, ıslak ateşisin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kendiliğinden var olmuş sanma beni; <br>
Bu kanlı yola ben sokmadım kendimi; <br>
Bir gerçek varlık beni var etmiş olan; <br>
Yoksa kimdim ben, neredeydim, neydim ki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dileğin Tanrı dileği değil ki senin; <br>
Muradına ermeyi nasıl beklersin? <br>
Doğru olan Tanrı' nın dilekleriyse <br>
Yanlış demek senin bütün dileklerin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ehil insana canım feda olsun; <br>
Ayağı öpülse öperim onun. <br>
Bir de git ehil olmayanla konuş: <br>
Cehennem ne imiş görmüş olursun. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Evren kırıntısı bu güzelim yıldızlar <br>
Gelir giderler, dünyayı bezer dururlar; <br>
Göklerin eteğinde, toprağın koynunda <br>
Doğdukça doğacak daha neler neler var. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir nakıştır varlığımız senin çizdiğin, <br>
Şaşılası neler nelerle bezediğin; <br>
Kendimi düzeltmek benim ne haddime: <br>
Beni potadan böyle döken sensin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her gün kalkıp meyhaneye gitmedeyim; <br>
Kalenderlerle boş sözler etmedeyim; <br>
Senden bir şey gizlenemez nasıl olsa: <br>
hoş gör de sana gönülden sesleneyim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün, <br>
Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün, <br>
Sen sorguya çekmeden ben soracağım sana: <br>
Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Canların canı dost, gel etme, dinle beni. <br>
Küsme Feleğe, değmez, yeme kendini; <br>
Çekil, otur gürültüsüz bir köşeye, <br>
Seyret bu hengamede olan biteni. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ne güzel gün! Hava ne sıcak, ne serin; <br>
Bir bulut, tozunu siliyor bahçenin; <br>
Bülbül coşmuş, sesleniyor sarı güle: <br>
Şarap iç şarap da yüzüne renk gelsin! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu yolun hoş bir yerinde durabilseydik; <br>
Ya da bu yolun ucunu görebilseydik: <br>
O umut da yok bu umut da; <br> hiç değilse
Otlar gibi kesilip yeniden sürebilseydik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Vefasız dünya diye yakınıp durma; <br>
Dünya elindeyken tadını çıkarsana! <br>
Herkese vefalı olsaydı dünya <br>
Sıra mı gelirdi senin yaşamana? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dostlar, bir gün, sözleşip bir yerde birleşin; <br>
Oturup sofrasına dünya cennetinin; <br>
Saki doldururken kadehleri cömertçe, <br>
İçin bir kadeh de zavallı Hayyam için! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Daha nice büyük göreceksin kendini? <br>
Hep varlık yokluk mu düşündürecek seni? <br>
Şarap için şarap: Bu ölüm yolculuğunda <br>
Bulamazsın sarhoş uykulardan iyisini. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam, günahım var diye tasalanma, <br>
Bunun için dertlere düşmek boşuna. <br>
Günah olacak ki Tanrı bağışlasın: <br>
Rahmet neye yarar günah olmayınca. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gün doğarken sabah horozları niçin <br>
Acı acı bağrışırlar, bilir misin? <br>
Tan yerini gösterip derler ki sana: <br>
Bir gecen geçti gidiyor; sen nerdesin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ay yırttı kara giysilerini; <br>
Kalk, tam zamanıdır, doldur şarap kaseni. <br>
Keyfine bak, çünkü bu ay, sonsuz yıllarca, <br>
Mezarda upuzun yatar görecek seni. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Saki yüzün Cemşid'in kadehinden güzel; <br>
Uğrunda ölmek sonsuz yaşamaktan güzel; <br>
Işık saçıyor ayağını bastığın toprak, <br>
Bir zerresi yüz binlerce güneşten güzel. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tertemiz geldik yokluktan kirlendik; <br>
Sevinçle geldik dünyaya, dertlenik. <br>
Ağladık, sızladık, yandık, yakındık: <br>
Yele verdik ömrü, toz olup gittik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dostunu erkekçe seven kişi <br>
Pervane gibi özler ateşi: <br>
Sevip de yanmaktan kaçanların <br>
Masal anlatmaktır bütün işi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bahar geldi mi başka şey dinler miyim; <br>
Hele aklın defterini hemen dürerim. <br>
Şarap, sığınağım sensin bahar günü, <br>
Söğüt ağacı, senin de gölgendeyim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Seni aramaktan dünyanın başı dertte; <br>
Zengine de göründüğün yok, fakire de; <br>
Sen konuşursun da biz sağır mıyız yoksa, <br>
Hep kör müyüz, sen varsın da görünürde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey dörtle yedinin doğurduğu insan, <br>
Dörtle yedidir seni dertlere salan. <br>
Boşuna mı şarap iç diyorum sana: <br>
Bir gittin mi bir gelme yok, inan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrım, hayır şer kaygısndan kurtar beni; <br>
Kendimden geçir, seninle doldur içimi <br>
Aklım ayıramıyor iyiy kötüden <br>
Sarhoş et bari ne kötü kalsın, ne iyi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Medresenin sözü vardır, tekkenin hali, <br>
Sözden, halden öteye gider aşkın yolu. <br>
Müftünün, vaizin en iyisini getirsen <br>
Aşkın mahkemesinde tutulur dili. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gerçek aydınlığa erince can gözüm, <br>
İki dünyayı birden silinmiş gördüm. <br>
Eriyip gittim sanki engin denizlerde: <br>
Ter olup çıktı, denize döndü gönlüm. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönül dedi: Ben neyim ki, bir damla sadece; <br>
Ben nerde, görmediğim koca deniz nerde! <br>
Böyle diyen gönül denize kavuşunca <br>
Baktı kendinden başka şey yok görünürde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Can o güzel yüzüne vurgun, neyleyim; <br>
Gönül tatlı diline tutkun, neyleyim; <br>
Can da, gönül de sır incileriyle dolu: <br>
Ama dile kilit vurmuşsun, neyleyim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen; <br>
İyilik seven kötülük edemez zaten. <br>
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: <br>
Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
O kızıl yakutun madeni, başka maden; <br>
O eşsiz incinin sedefi, başka sedef; <br>
Aklın buldukları kuruntu, dedi kodu: <br>
Bizim aşk efsanemizin dili, başka dil. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Meyhanede abdest şarapla alınır ancak; <br>
Mümkün mü kara yazıyı aka çevirmek? <br>
Perdemiz öyleysine yırtılmış ki bizim, <br>
Onarılmaz artık ne kadar yamasak. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hem sana el değdirmeğe elim varmaz, <br>
Hem sensiz aldığım nefes, nefes olmaz: <br>
Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz: <br>
Bir zehir zakkum ki tadına da doyulmaz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sır saklamasını bilirsen Hayyam söyler <br>
İnsanoğlu nedir, ne yapar, ne eder: <br>
Dert çamuruyla yuğrulup gelir dünyaya <br>
Yer içer, karın doyurur ve çeker gider. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Putların, Kabenin istediği: Kölelik; <br>
Çanların, ezanın dilediği: Kölelik; <br>
Mihraptı, kiliseydi, tespihti, salipti <br>
Nedir hepsinin özlediği? Kölelik. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Benim canım hep şarabın izindedir, <br>
Kulağım ney ve rubap sesindedir. <br>
Toprağımdan desti yaparlarsa benim <br>
O desti şarap doldurulmak içindir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sen nesin, varlık nedir, nerden bileceksin? <br>
Dünyan esen yel üstüne kurulmuş senin. <br>
İki yokluk arasında bir varlık seninki: <br>
Hiçlik ne varsa çevrende, sen de bir hiçsin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gül yanaklı sevgiliyi saramaz insan <br>
Yüreğine diken batmadan, vurulmadan. <br>
Kim bir güzelin saçına dokunabilmiş <br>
Tarak gibi diş diş, didik didik olmadan? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kadeh bir bedendir, içinde can var can; <br>
Candır kadehin bedeninde camlaşan. <br>
Donmuş sudan ateş süzülür sanki: <br>
Erimiş yakut, gönül sırçasından <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kul olup o güzele birden, <br>
Koptuk her bağdan, her tövbeden: <br>
Herkes koyu müslüman döner <br>
Biz putperest döndük Kabeden. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Meyhanede kendini bilenler bulunur; <br>
Bilmeyeni ayırmak da kolay olur. <br>
Yıkılsın bilgisizlik yuvası medrese: <br>
Ordan kendini bilip de çıkan hiç yoktur. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Uğrunda dertlere düştüğüm sevgili <br>
Bir başkasına tutulmuş, o da dertli; <br>
Derdimin dermanı kendi derdinde: <br>
Hekim hasta olunca kime gitmeli? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gece, gül bahçesinde, araken seni, <br>
Gülden gelen kokun sarhoş etti beni; <br>
Seni anlatmaya başlayınca güle <br>
Baktım kuşlar da dinliyor hikayemi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Güçlü olduğuna inandırdın beni; <br>
Bol bol da verdin bana vereceklerini. <br>
Yüz yıl günah işleyip bilmek isterim: <br>
Günahlar mı sonsuz, senin rahmetin mi? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hem aklın mutluluk peşinde senin, <br>
Hem söylerim, söylerim dinlemezsin; <br>
Aldığın her nefesin kadrini bil <br>
Ot değilsin ki kesildikçe bitesin. <br>
{{Liste - orta | ara en = | sütun eni = 32% | zemin rengi = #ffffff}}
Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari; <br>
Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri; <br>
Şarap içmem diye övünüyorsun, ama, <br>
Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben bugün beden kafesinde mahpusum; <br>
Yol olma özlemiyle sarhoş olmuşum; <br>
Varlığın ayıbından kurtarırsa beni <br>
Yoksulluğun kulu, kölesi olurum. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Benim yasam artık şarap, çalgı, eğlenti; <br>
Dinim dinsizlik, bıraktım her ibadeti; <br>
Nişanlım dünyaya: Ne çeyiz istersin, dedim: <br>
Çeyizim, senin gamsız yüreğindir, dedi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Benden Muhammet Mustafa' ya saygı ve selam: <br>
Deyin ki, hoş görünürse, bir şey soracak Hayyam: <br>
Neden Yüce Efendimizin buyruklarında <br>
Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Benden Hayyam' a selam söyleyin demiş peygamber; <br>
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder: <br>
Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki <br>
Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yanlız bilgili olmak değil adam olmak; <br>
Vefalı mı değil mi insan, ona bak. <br>
Yücelerin yücesine yükselirsin <br>
Halka verdiğin sözün eri olarak. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam? <br>
Ben haramı helalı karıştırmam: <br>
Seninle içilen şarap helaldir, <br>
Sensiz içtiğimiz su bile haram. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya yıldıramazsın beni ne yapsan; <br>
Ölümden de korkmam, er geç ölür insan. <br>
Ölmemek elimizde değil ki bizim: <br>
İyi yaşamamak beni korkutan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yerin üstüne baktım, uykuya dalmışlar; <br>
Altına baktım, çürüyüp toprak olmuşlar. <br>
Yokluk ovasında başka ne var ki zaten: <br>
Daha gelmemişler var, gelip gitmişler var. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilge, yüce varlığın seyrine dalar; <br>
Gafil ise onda dostluk düşmanlık arar. <br>
Deniz, deniz olduğu için dalgalanır, <br>
Çöpe sor, hep onun içindir dalgalar. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben kendimden geçtikçe kendime gelirim; <br>
Yücelere çıkar, alçalmayı bilirim. <br>
Daha da garibi, varlığın şarabıyla <br>
Ne kadar ayık da olsam, sarhoş gibiyim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yüreğinde sıkıntı varsa esrar iç, <br>
Ya da birkaç kadeh gül renkli şarap iç. <br>
Onu içmem, bunu içmem der durursun: <br>
Ahmak herif, git zıkkımın pekini iç. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Adım kötüye çıkarsa çıksın, ben böyleyim; <br>
Bir kerpiçim de olsa, satar şarap içerim. <br>
O da gidince ne yaparsın diyecekler: <br>
Cübbemle sarığım ne güne duruyor, derim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kalk, kalk, çalgılara çalgı katalım gitsin; <br>
Adımızı kötüye çıkartalım gitsin. <br>
Sofuluk şişesini çalalım taşa, <br>
Seccadeyi bir kadehe satalım gitsin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş, <br>
Hele bir güzelle içersen daha bir hoş; <br>
Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş: <br>
Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Zaman büktü belimi, ne el tutar ne ayak; <br>
Oysa ne güzel işlerim var yapılacak. <br>
Can kalktı gitmeye; <br> aman dur, diyorum: <br>
Ne yapayım diyor, evin yıkıldı yıkılacak. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yeryüzünü gül bahçesine çevirmekten <br>
Daha güzeldir bir insanı sevindirmen. <br>
Bin kulu azat edenden daha büyüktür <br>
Bir hür insanı iyilikle kul edebilen. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Can bir şaraptır, insan onun destisi; <br>
Beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi. <br>
Hayyam, bilir misin nedir bu ölümlü varlık: <br>
Hayal fenerinde bir ışık pırıltısı. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ah, Tanrı dünyayı yeniden yarataydı, <br>
Yaratırken de beni yanında tutaydı; <br>
Derdim: Ya benim adımı sil defterinden, <br>
Ya da benim dilediğimce yarat dünyayı. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Uyumuşum; rüyamda akıllı bir insan <br>
Dedi: Sevinç gülü açmaz uykuda, uyan; <br>
Ne işin var bu ölüme benzer ülkede? <br>
Kalk, şarap iç, sonsuz uykulara dalmadan. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tekkede, medresede, maastırda, kilisede, <br>
Bir cennet cehennem kaygısıdır sürüp gitmede. <br>
Oysa yüce varlığın sırlarına eren kişi <br>
Bunların tohumunu uğratmaz düşüncesine <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Zaman başımıza bir çorap örmeden, <br>
Gelin dostlar, içelim içebilirken. <br>
O ecel çavuşu dikildi mi tepene <br>
Bir yudum su iç bakalım, içebilirsen. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben şarap içiyorum, doğrudur; <br>
Aklı olan da beni haklı bulur: <br>
İçeceğimi biliyordu Tanrı, <br>
İçmezsem Tanrı yanılmış olur. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dünya hangi gülü bitirdiyse yerden <br>
Kırıp atmış, toprağa gömmüş yeniden. <br>
Su yerine toprağı çekseydi bulut <br>
Sevgili kanları yağardı göklerden. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gerçeği bilemeyiz madem, ne yapsak boş; <br>
Ömür boyu kuşku içinde kalmak mı hoş? <br>
Aklın varsa kadehi bırakma elden <br>
Bu karanlıkta ha ayık olmuşsun, ha sarhoş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnsan yiyeceksiz, giyeceksiz edemez: <br>
Bunlar için didinmene bir şey denmez. <br>
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış: <br>
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Okunu attı mı ölüm, siperler boşuna; <br>
O şatafatlar, altınlar, gümüşler boşuna; <br>
Gördük bütün insan işlerinin iç yüzünü: <br>
Tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Saki, gökler, denizlerce dolgunum; <br>
İçime sığmaz oldu coşkunluğum; <br>
Ak saçlarımla sarhoş ettin beni, <br>
Kış ortasında bahar bulutuyum! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dün gece şarap arıyordum şehirde; <br>
Soluk bir gül gördüm bir ocak önünde; <br>
Dedim: Ne yaptın da yakıyorlar seni? <br>
Dedi: Bir kez güleyim dedim çimende. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bir yürek ki yanmaz, yürek denir mi ona? <br>
Sevmek haram, yüreğinde ateş olmayana. <br>
Bir gününü sevgisiz geçirdinse, yazık: <br>
En boş geçen günün o gündür, inan bana. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi; <br>
Gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi; <br>
Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar, <br>
Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Barış istemiyorsa Felek, işte savaş; <br>
İster serseri deyin bana, ister ayyaş; <br>
İşte şarap, duruyor ortada, kıpkızıl; <br>
İçmeyen taşa çalsın başını, işte taş! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarabım, kasem, sevgilim, bir de çimen; <br>
Bırak bana bunları, al cenneti sen. <br>
Cehennemmiş, kuru laf bunlar: <br>
Kim gitmiş cehenneme, kim dönmüş cennetten? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Çekmeyiz aşağılık dünyanın gamını; <br>
Özleriz gül rengi şarabın canını; <br>
Şarap dünyanın kanı, dünya ise kanlımız: <br>
Niçin içmeyelim kanlımızın kanını? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Seccadeye tapanlar eşek değil de nedirler? <br>
Küfelerle riya çamuru yüklenirler gezerler. <br>
İşin kötüsü, din perdesi arkasında bunlar, <br>
Müslüman geçinirken gavurdan beterdirler. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu çürük temelli kubbede neyiz ki biz? <br>
Tasta delik arayan karıncalar gibiyiz. <br>
Ne korku, ne umut kapılarını bilen <br>
Şaşkın, gözü bağlı, avanak öküzleriz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yıkık bir saray bu dünya dedikleri; <br>
Gece ve gündüz atlarının durak yeri; <br>
Yüz Cemşit' den arda kalmış bir dünya bu: <br>
Yüz Behram kendinin sanmış bu gökleri. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gelip de eskiyenler, yeni gelenler, <br>
Hepsi gider bugün yarın, birer birer; <br>
Kimselere kalmamış bu eski dünya: <br>
Kimi gitti gider, kimi geldi gider. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ölüp yok olma korkuların saçma <br>
Yoktan vara yükselen dalda oldukça; <br>
Sevgiye İsa gibi dirilmişsin sen; <br>
Ölüm yok artık sana dünya durdukça. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla; <br>
Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola; <br>
Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık: <br>
Ben dediğin kim ola, nerde, ne zaman var ola? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Haksızlık etmekten sakın, hak yoluna gir; <br>
Yediğin ekmeği başkasına da yedir; <br>
Cana kıyma, kimsenin sırtından geçinme, <br>
Seni cennete sokmak benden: <br> Şarap getir! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben hangi şarapla sarhoş olursam olurum, <br>
Ateşe, puta, neye taparsam taparım; <br>
Herkes bir türlü görmek istiyor beni <br>
Ben kendimi ne türlü yaparsam yaparım. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap küpü önüne serdik seccademizi; <br>
Şarap yakutuyla adam ettik kendimizi; <br>
Umudumuz, meyhanede yeniden bulmak <br>
Camide, medresede yiten günlerimizi. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben çimen Mısrının Yusufuyum, dedi gül; <br>
Dilimden altın, yakut saçılır, dedi gül; <br>
Dedim: Senin Yusuf olduğun nerden belli? <br>
Kana boyanmış gömleğime bak, dedi gül <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ne gündüz oturduk, ne gece uyuduk; <br>
Dünyada Cem'in kadehini aradık durduk. <br>
Öğrenince dünyaları yansıttığını, <br>
Cem'in kadehini yüreğimizde bulduk. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Rintlerin yolunda kendini unut; <br>
Namazın, orucun kökünü kurut; <br>
Öğütlerin iyisini Hayyam'dan işit: <br>
Şarap iç,yol kesme, yoksulları tut. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu ucsuz bucaksız dünya içinde, bil ki, <br>
Mutlu yaşamak iki türlü insana vergi: <br>
Biri iyinin kötünün aslını bilir, <br>
Öteki ne dünyayı bilir ne kendini. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap güllere çevirsin sabahımızı; <br>
Çalalım yere şan şeref külahımızı; <br>
Nemize gerek bizim uzun dilekler, <br>
Uzun saçlar, çalgılar sarsın havamızı. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam, şarap iç, sarhoş olmak ne hoş, <br>
Sevgilin de varsa, sarılmak ne hoş; <br>
Er geç sonu yokluk madem bu dünyanın, <br>
Yok say kendini, bak var olmak ne hoş! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam, bak şu mavi gök nasıl durulmuş; <br>
Açmış çadırı, kesmiş dedikoduyu, susmuş. <br>
Varlığın kadehinde, çünkü, ezel sakisi <br>
Bin Hayyam kabarcığı belirtip yok etmiş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünya kimseye kalmaz, bilesin; <br>
Er geç kuyusunu kazar herkesin. <br>
Tut ki Nuh kadar yaşadın zor bela <br>
Sonunda yok olacak değil misin? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil; <br>
Erdiğim sırları söylemek elimde değil; <br>
Aklım düşüncenin derin denizlerinden <br>
Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Canım şarap, ne güzelsin billur kasende; <br>
Aklı köstekleyen bir büyü var sende. <br>
Biraz içti mi insan açılır yüreği <br>
Döker ortaya nesi varsa içinde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu sarayın başı göklerdeydi bir zaman; <br>
Padişahlar girer çıkardı kapısından. <br>
Şimdi duvarında bir kumru: Guguk, diyor. <br>
Guguk, guguk, o şanlı günlerin ardından. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam bu zamanda vahlanıp durmak boşuna; <br>
Kendi derdine düşmek utanç verir insana. <br>
İyisi mi şarap iç, çalgı dinleyerek <br>
Nerdeyse bir taş düşer senin de sofrana. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; <br>
Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir; <br>
Ermiş ha çul giymiş, ha atlas; <br>
Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kaderin elinde boynum kıldan ince: <br>
Tüysüz kuşa dönerim ecel gelince, <br>
Yine de toprağımdan testi yapın siz: <br>
Dirilirim içine şarap dökünce. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yakınırım aynalar gibi felekten; <br>
Bıkmaz alçakları yükseltmekten. <br>
Gözyaşı dolu bir kadeh oldu yüzüm, <br>
Yüreğim kan dolu bir desdi gerçekten. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yüreğim, kimselerden ihsan dileme; <br>
Bu amansız felekten aman dileme; <br>
Bil ki, derman aradıkça artar derdin: <br>
Derdinle haldaş ol, derman dileme. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrı gülüşünle öfkeni almış senin, <br>
Birinden cennet yapmış, birinden cehennem. <br>
Sen cennetimsin benim, ben senin uslu kulun: <br>
Açılsın kapıları bana cennetimin! <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey canlar, şarapla buldurun bana beni; <br>
Yakutlara çevirin kehruba çehremi; <br>
Şarapla yıkayın beni öldüğüm zaman <br>
Asmadan bir tabut içinde gömün beni. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Feleğin çarkı dönmeyecek madem muradımca, <br>
Gökler ha yedi kat olmuş, ha sekiz, bana ne? <br>
Ölüm bütün isteklerimi yok ettikten sonra <br>
Ha dağda kurt yemiş beni, ha mezarda karınca. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Hayyam, olsa olsa bir çadır senin bedenin, <br>
Can sultanımızın bir süre oturması için; <br>
Ecel hancısı bir başka konak döşeyince <br>
Sultan göçer gider, viran olur çadırın senin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap içti mi, dilenci sultanlaşır; <br>
Tilki çıkar deliğinden, aslanlaşır; <br>
Yaşlı başlı adam delikanlaşır; <br>
Delikanlı yaşca başca olgunlaşır. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Günahlarım çok olmasına çoktur benim, <br>
Ama dinsizler gibi umutsuz değilim: <br>
Cennet cehennem umrumda değilse de <br>
Ötede hem şarap olacak, hem de sevgilim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ey kara cübbeli, senin gündüzün gece; <br>
Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere. <br>
Onlar Yaradanın sanatı peşindeler: <br>
Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her gün tövbe eder bozarız biz; <br>
Şanı şerefi de boşarız biz; <br>
Kusur işlersek ayıplamayın: <br>
Sarhoş doğduk, sarhoş yaşarız biz. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şu sonsuz sayvanı donatan yıldızlar <br>
Akılların aklını durdururlar; <br>
Sen aklından şaşmamaya bak ve bil ki <br>
O tedbirli yıldızlar da yoldan çıkarlar. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Derdin avucundan şarap içmedikçe <br>
Bir yudum su içmiş değilim gönlümce; <br>
Kimsenin tuzuna da ekmek banmadım <br>
Ciğerimi kebap edip yemedikçe. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Daha nice sürsün yalan dolanı ömrün; <br>
Daha nice dert sunsun sakisi ömrün; <br>
Uzatma; kadehindeki son yudum gibi <br>
Bırak dökülsün yere kalanı ömrün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her gün şarap cümbüşüne dalanların da <br>
Her gece mihrap önünde kalanların da <br>
Islanmayanı yok, yağmur altında hepsi: <br>
Bir uyanık var, ötekiler hep uykuda. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Unutma, amansız feleğin çarkındasın; <br>
Şarap iç, çünkü ateşten bir dünyadasın; <br>
Madem ki yerin önünde sonunda toprak <br>
Farzet ki üstünde değil altındasın. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevgiliyle sabah içmedeyiz, saki; <br>
Biz Nasuh tövbesi bilmeyiz, saki; <br>
Yeter okuduğun Nuh hikayesi <br>
Hemen dolsun huzur kasemiz, saki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Madem aman vermiyor ecel, saki, <br>
Kadeh boş kalmasın, aman gel, saki; <br>
Şu üç beş günlük dünyada gam yemek <br>
Bizim gönlümüzce iş değil, saki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Her sabah çiğle bezenir yüzü lalenin; <br>
Yeşillikte bükülür boynu menekşenin; <br>
Ama daha gönlümcedir hali goncenin <br>
Çeker eteğini, derlenir için için. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap sonsuz hayat kaynağıdır, iç; <br>
Gençlik sevincinin pınarıdır, iç; <br>
Gamı yakar eritir ateş gibi, <br>
Sağlık sularından şifalıdır, iç. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Açılmışken nasılsa mutluluk gülün <br>
Niçin elinde kadeh yok böyle bir gün? <br>
Şarap iç, can düşmanındır geçen zaman: <br>
Bir daha bu fırsatı bulman ne mümkün? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönül, bir düş madem dünya gerçeği <br>
Ne dertlenir, alçaltırsın kendini? <br>
Hoşgör kaderini, gününü gün et: <br>
Yazılan senin için bozulmaz ki. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sevenlerinden yer yok ben garibe; <br>
Derdine düşenlerle başım dertte; <br>
Sarmışlar seni kum bulutu gibi <br>
Gül yüzünden ışık mı düşer bize. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yoksula, yoksulluğa yakın ettin beni; <br>
Dertlere, gurbetlere alıştırdın beni; <br>
Yakınların ancak ere bu mertebeye; <br>
Tanrım, ne hizmet gördüm de kayırdın beni? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İnsanlık yaratılalı olgun kişiler <br>
Bulduklarıyla yetinip dert çekmediler <br>
Birbirine girdi gözü doymayanlarsa: <br>
Çok isteme kaderden başın derde girer. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kim yüreğini uydurduysa aklına <br>
Bir anını yitirmedi bu dünyada; <br>
Ya Tanrı uğruna emek verdi candan <br>
Ya rahatını aradı buldu şarapta. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben şarabı eskimiş acı acı severim; <br>
En çok da ramazanda cumaları içerim; <br>
Helal üzümünü ezdim doldurdum küpe: <br>
Ne olur,içinceyedek ekşitme Tanrım. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok. <br>
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok. <br>
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok. <br>
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Aşk o yüce mimar, beden evimi kurunca <br>
Aşk dersini yazdırdı bana her dersten önce <br>
Sonra bir parça altın koparıp yüreğimden <br>
Air anahtar yaptı mana hazinelerine. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gök yaban gülleri döküyor eteğinden <br>
Bir çiçek yağmuruna tutuldu sanki çimen <br>
Gül şarap dolsun kadehimin lalesine <br>
Mor buluttan yere yaseminler düşerken. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şarap iç, azlık çokluk silinsin kafandan <br>
Kurtul yetmiş iki milletin kaygusundan <br>
Perhize kalkma sakın dokunur diye şarap. <br>
Şarap ki bir dirhemi bin bir derde derman. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler <br>
Ecel çiğnedi hepsini birer birer <br>
Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına <br>
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yokluk suyuyla ekilmiş tohumum benim <br>
Gam ateşiyle tutuşmuş yanar yüreğim <br>
Alındığım toprağa verilmeden önce <br>
dünyanın serseri yelleri önündeyim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu masmavi kubbenin kurulduğu gün <br>
Bu nur Cevza burcuna verildiği gün <br>
Mumun başına bağlanan alev gibi <br>
Bağlandı yüreğime senin aşk gülün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Seher yeli eser yırtar eteğini gülün <br>
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün <br>
Sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler <br>
Kopup dallarından toprak olmadalar her gün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Mezarda yatanların toz toprak her biri <br>
Zerre zerre dağılıp gitmiş bedenleri <br>
Ne şarap ki bir içen sızmış mahşeredek <br>
İşten güçten habersizler yıllardan beri. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? <br>
Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? <br>
Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen <br>
Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işde. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne <br>
Adım atma yakalarım dersin bir de <br>
Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin <br>
Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünya sırrını söylemez kimseye; <br>
Bİn Mahmud' u bin Ayaz' ı serdi yere; <br>
Şarap iç, dünyaya gelinmez iki kez: <br>
Bir kez giden bir daha gelmez geriye. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünyaya gelip gitmemizin kazancı nerde? <br>
Ömrümüzün umut ipliği ne oldu, nerde? <br>
Bu feleğin çemberinde nice temiz canlar <br>
Yandı kül oldular, hani dumanları, nerde? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin, <br>
Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; <br>
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen <br>
Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Feleğin atı eğerlenip dizginlediği gün <br>
Göklerin yıldızlarla donatıldığı gün <br>
Bize bu nasibi verdi kader divanı <br>
Biz yoktuk kusur paylarımız dağıldığı gün. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende <br>
Dedim belki öyle ererim dileklerime <br>
Yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim <br>
Bir damla şarapla da orucum gitti güme. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bak, Saki, yüreğim arındı bütün kaygılardan <br>
Gitti o kükreyen aslanlar, bomboş şimdi orman <br>
Gece yıldız saçarken göklerin şarap kasesi <br>
Benim kadeh boş günümü gün edeceğim zaman. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Senden benden önce kadın erkek niceleri <br>
Şenlendirip süslediler dünya denen yeri <br>
Senin tenin de toprağa karışacak yarın <br>
Senden beslenecek nice insan bedenleri. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönlünü hoş tut, sonu gelmez kaygıların <br>
Gök kubbede çatışması bitmez yıldızların <br>
Senin toprağa karışacak bedenlerinse <br>
Tuğla olacak sarayına başkalarının. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrı evrenin canı, evrense tek bir beden <br>
Melekler bu bedenin duyuları hep birden <br>
Yerde gökte canlı, cansız ne varsa birer uzuv: <br>
Budur Tanrı birliği, boştur başka her söylenen <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kader defterimi yeniden yazabilseydim <br>
Kendime gönlümce bir hayat seçerdim; <br>
Bütün dertleri siler atardım dünyamızdan <br>
Sevinçten göklere uçardı düşüncelerim. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Şu senin benim dediğimiz toprak neyimizdir <br>
Birkaç günlük cennetimiz cehennemizdir <br>
Bugün su içtiğin şu testi toprak olunca <br>
Mezarına atılır belki bir gün, kim bilir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İki günde bir somun geçiyorsa eline <br>
Soğuk suyu da olursa bir kırık testide <br>
Niçin kendinden kötüsüne kul olur insan, <br>
Ne diye girer kendi gibisinin hizmetine? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok; <br>
Öyle bir inci ki bu büyük sır delen yok; <br>
Herkes aklına eseni söylemiş durmuş, <br>
İşin kaynağına giden yolu bulan yok. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Oğul, dünyamızı aydınlatan şarabı sun; <br>
Sevinç gülümüze ay ışığı gibi vursun; <br>
Sular gibi akar gider gençliğin ateşi, <br>
Bir uykudur o senin uyanık mutluluğun. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Dilerim ölünce şarapla yıkanayım <br>
Şarap şiirleriyle talkınlanayım <br>
Mahşer günü arayan olursa beni <br>
Meyhanenin önündeki topraktayım. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Senden benden önce de vardı bu gün bu gece <br>
Felek dönüp durmadaydı hep bu gördüğünce <br>
Usulca bas toprağa, çünkü bastığın yer <br>
Bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Yaşamanı akla uydurman gerekir, <br>
Ama bilmezsin akla uygun olan nedir; <br>
Bereket eli çabuktur Zaman Usta'nın, <br>
Başına vura vura sana da öğretir. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gül mevsimi çimendeyiz su kıyısında <br>
Birkaç nur yüzlü güzel de var aramızda <br>
Şarap sun çünkü sabah erken içenlere <br>
Ne mescit gerekir ne kilise dünyada. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi <br>
Neden ölüme mahkum eder hepsini? <br>
Yaptığı güzelse neden kırar atar <br>
Çirkinse suçu kim kime yüklemeli? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Ezel avcısı bir yem koydu oltasına <br>
Bir canlı avladı Adem dedi adına <br>
İyi kötü ne varsa yapan kendisiyken <br>
Tutar suçu yükler kendinden başkasına. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünyada nedir payıma düşen, hiç <br>
Nedir ömrümün kazancı felekten, hiç <br>
Bir sevinç mumuyum sönüversem hiçim <br>
Bir kadehim kırılsam ne kalır benden hiç. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
O yakut dudakları kızıl kızıl yanan nerde? <br>
O güzelim kokusu cana can katan nerde? <br>
Müslümanlara şarap haram edilmiştir derler <br>
İçmene bak, haram işlemeyen müslüman nerde? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben; <br>
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken. <br>
Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi, <br>
Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Sonsuz çemberinde bu dipsiz evrenin <br>
Gönül hoşluğuyla iç, geçmeden devrin <br>
Ecel şarabın sunulunca da ah etme: <br>
Sıran gelince içmezlik edemezsin. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
İç, şarap iç, Mahmut olmak budur; <br>
Çalgı dinle, Davut olmak budur; <br>
Geçmişi, geleceği düşünme <br>
Gününü gün et, yaşamak budur. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider <br>
Kazancın, yaşamasını bildiğin günler; <br>
Saki, bırak şu yarını düşünenleri <br>
Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Kimileri laf dünyasında şişinip durmuş; <br>
Kimi güzel ardında koşturmuş; <br>
Perdeler inince anlar her biri, ey Gerçek, <br>
Senden ne uzak, ne uzak yollara vurmuş. <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Gönlünce de dönse, bu dünyanın sonu ne? <br>
Okunup bitse de ömür destanının, sonu ne? <br>
Yüz yıl dilediğince yaşadın diyelim, <br>
Bir yüz yıl daha yaşasaydın, donu ne? <br>
[[Image:Separator.jpg|center|40px]]
Bulut geçti, göz yaşları kaldı çimende <br>
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde? <br>
Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim <br>
Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde. <br>
{{Liste - son}}
[[Kategori:Ömer Hayyam]]
[[Kategori:Rubailer]]All content in the above text box is licensed under the Creative Commons Attribution-ShareAlike license Version 4 and was originally sourced from https://tr.wikisource.org/w/index.php?oldid=49737.
![]() ![]() This site is not affiliated with or endorsed in any way by the Wikimedia Foundation or any of its affiliates. In fact, we fucking despise them.
|