Revision 49803 of "Kamer Suresi" on trwikisource

{{eser
| önceki='''←''' [[Necm Suresi ]]
| sonraki=[[Rahman Suresi ]] '''→'''
| başlık=54. Kamer Suresi 
| bölüm=
| yazar=Kuran-ı Kerim
| notlar=[[w:Kamer Suresi|Kamer Suresi]] vikipedi maddesi
}}
Rahman, Rahim Allah adıyla

1 - Saat yaklaştı ve Ay yarıldı.

2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.

3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.

4 - Andolsun ki onlara vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.

5 - Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.

6 - Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.

7 - Gözleri düşkün düşkün kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.

8 - O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler.

9 - Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve zorlandı.

10 - Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.

11 - Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.

12 - Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

13 - Nuh'u da levhalar çivilere sahip şey üzerinde taşıdık.

14 - Nankörlük edilene bir mükafat olmak üzere, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

15 - Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?

16 - Benim azabım ve uyarılarım nasılmış.

17 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

18 - Âd da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

19 - Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.

20 - İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

21 - Nasılmış benim azabım ve uyarım?

22 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

23 - Semûd da o uyarıları yalanladılar.

24 - "Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler.

25 - "Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir".

26 - Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.

27 - Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.

28 - Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.

29 - Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da çekerek kesti.

30 - Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.

31 - Biz onların üzerine tek sayha gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.

32 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

33 - Lût kavmi de uyarıları yalanladı.

34 - Biz de onların üzerlerine bir fırtına gönderdik. Yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık,

35 - Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

36 - Onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,

37 - Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"

38 - Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.

39 - "Azabımı ve uyarılarımı tadın!".

40 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

41 - Şüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.

42 - Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;

43 - Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var?

44 - Yoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar?

45 - Her halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.

46 - Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.

47 - Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.

48 - O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!".

49 - Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.

50 - Buyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir.

51 - Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?

52 - İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.

53 - Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.

54 - Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.

55 - Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar.



{{sureler}}

[[ar:القرآن الكريم/سورة القمر]]
[[az:Qəmər surəsi]]