Revision 60253 of "Mesnevi/251" on trwikisource== 251.BEYİT ==
{| border="1" style="border-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color: pink "
|<div style="padding:0.20em;"></div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.20em;"> ORİJİNAL METİN </div>||<div style="padding:0.20em;">'''LATİNO TRANSKRİPTİ'''</div>||<div style="padding:0.25em;">'''TÜRKÇE TERCÜMESİ''' ||<div style="padding:0.20em;">'''İNGİLİZCE TERCÜMESİ'''</div>
|-
|<div style="padding:0.25em;">251.</div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">در خطاب آدمی ناطق بدی </div>||<div style="padding:0.25em;">TRANSKRİPT BOŞ </div>||<div style="padding:0.25em;"> Bunların her biri, öbürünün zıddıdır. Gayrı zehirle şeker nice bir olur?||<div style="padding:0.25em;">O Iover, 'twas love that gave life to Mount Sinai, 4
When "it quaked, and Moses fell down in a swoon."
,</div>
|-
|<div style="padding:0.25em;"></div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">در نوای طوطیان حاذق بدی</div>||<div style="padding:0.25em;">TRANSKRİPT BOŞ </div>||<div style="padding:0.25em;">Zehirden de, şekerden de geçmedikçe vahdet bahçesinden nice koku alabilirsin? demişti.||<div style="padding:0.25em;">Did my Beloved only touch me with his lips,
I too, like the flute, would burst out in melody
.</div>
|}
[[Hitap-ı Âdem]]’de olan [[izafet]] mandarın [[fail]]ine olan [[izafet]]tir. Âdemimde olan ya [[nikbet]] içindir, Âdem’e [[mensub]]a şaha dememdir, yani, Âdem evladından kimse, mümin olsun, kâfir olsun. [[Nutka]], saatle ve meali onunla [[idrak]] olunur.
[[Huruç]]la [[tekellüme]] derler ve [[Müfredat]]’da gelir ki, [[tearrif]]de şok [[esvabı]] [[mukataaya]] derler ki, [[lisan]] onu [[izhar]] ve [[azan]] onu [[vay]] ve [[hıfz]] eyleye. Asalete insan ve [[tabiat]] gayri için [[ıtlak]] olunur.
Nitekim [[nahtık]] ve [[Sakıt]] ile [[saçtı]] olmayan [[murad]]a ederler.
Ve hayvanata [[nahtık]] ıtlak olunsa ya [[mukayyeden]] veya [[bi-tarıki’t-teşbıh]] [[ıtlak]] olunur. Ve Kurban’da [[Esvet-ı taysa]] [[mantık]] denildi. Nitekim gelir:
{| border="1,5" style="border-collapse:collapse;"
|-align=center style="background:green"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Ayet Metni'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">''' Meali'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">Sure ve Ayet
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> ''' يا ايها الناس علمنا منطق الطي '''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> (Neml 16)
|}
Yani Süleyman aleyhisselam olasvattan meali [[fehim]] etmekle [[mantık]] denildi. Zira bir kimse bir nesneden bir [[mana]] [[fehim]] eylese ol nesneyi ona [[nikbet]]le [[nahtık]] denilir, [[sabit]] ise de.
Ve fehim etmeyene göre sabit denilir, nahtık ise de.
Nitekim gelir:
{| border="1,5" style="blue-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color:"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''METNİN ORJİNALİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">''' LATİNO TRANSKRİPTİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''TÜRKÇE TERCÜMESİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''İNGİLİZCE TERCÜMESİ'''
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
مرد باید که کیرد اندر کوش ور نوشته است پند بر دیوار
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
Merd o krimsedir ki bir nasihat duvara yazılmış olsa da kulak verir
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;"> İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|}
Ve bazılar demişlerdir ki, [[hakikat-ı nutka]] şok lafızdır ki, manaya [[nutuk]] gibidir.
Yani [[kuşak]] [[miyane]] Zaim ettiği gibi lafa dahi manayı [[Zaim]] ve [[hasır]] eyler.
Ve [[nutk]]a ile [[kavl]]in [[miyancı]]nı fark edip demişlerdir ki, [[kalellah]] denilir, [[natakallah]] denilmez.
[[Pes]] [[nutk]]a [[hakikat]]çe insana [[mahsus]] ve [[kabl]] ona ve [[Hakk]]’a [[şamil]]dir.
Onuncun denilir;
{| border="1,5" style="blue-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color:"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''METNİN ORJİNALİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">''' LATİNO TRANSKRİPTİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''TÜRKÇE TERCÜMESİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''İNGİLİZCE TERCÜMESİ'''
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
ان الله خير من قال بالصواب ونبينا عليه السلام خير من نطق بالصواب
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
Muhakkak ki Allah doğru söyleyenlerin en hayırlısıdır. Peygamberimiz (S.A.V.) doğruyu konuşanların en hayırlısıdır
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;"> İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|}
Eğer resul hakkında
{| border="1,5" style="blue-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color:"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''METNİN ORJİNALİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">''' LATİNO TRANSKRİPTİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''TÜRKÇE TERCÜMESİ'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.4em;padding:0.20em;">'''İNGİLİZCE TERCÜMESİ'''
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
خير من قال بالصواب
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;">
Doğruyu söyleyenlerin en hayırlısı
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.3em;padding:0.15em;"> İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|}
denilse Allaha teali üzerine [[tafzıl]] lazım gelirdi. Meğer [[beşer]] [[cinsine]] ve mutlaka [[mahlûk]] nevine göre ola. [[Hazık]] [[mahir]] dememdir.
[[Mana-yi bayt]] budur ki; bu ki, Âdem’e [[mensub]]a olan şahsın ona hitabında [[nahtık]] idi.
Yani bir [[şaha-i insan]]i ona bir nesne hususunda [[hitap]] eylese ve [[kelam-ı hakiki]] ile söylese ol dahi cevap [[tarik]]iyle [[nutka]] ve [[tekellüm]] eylerdi, ve tutılerin [[makam]] ve [[deş]] tanında [[hazık]] ve [[mahir]] idi, yani tutıler arasında tutılere mensup olan [[tekellüm]]de kemali var idi, [[neva]]da [[nakıs]] olanlardan dağil idi.
[[Bade-zaç]] bu kelam [[mübalağa]]ya [[mahmul]]dür.
[[Eğerci ki]], aşağıda [[hırka-puf-şad]] cevabında [[âdem-i mübalağa]] dahi fehim olunur.
Zira tuta [[hitap-ı Âdemi]] yanın cümlesine cevazdan [[aciz]]dir.
Belki cevabı [[talim]] olunduğu [[mertebe]]ye [[münhasır]]dır.
Ve bunda işaret vardır ki, [[kalp-i insanı]] [[mütekellim-i hakiki]] olan Allah teladan [[kelam-ı hakiki]] istifade etmekle [[insan-ı kâmil]]in [[muhat]] [[abes]]ine [[sahih]]tir.
[[Pes, maksuda-ı istifade]]ye Salih olan kaledir.
Ve illa her kala [[fehim-i hitab]]a ve [[redde-i cevab]]a kadir değildir, [[kulum-ı avam]] ve [[ehil-i bidayet]] gibi. Ve demişlerdir ki, mürşide ikidir. [[Mürşide-i Samim]] ve [[mürşide-i natım]]dır.
[[Mürşide-i seme]] kurban’dır. Zira tercümeye [[muhtaca]]dır. [[Mürşide-i nahtık]] [[insan-ı kâmil]]dir.
[[Halayık-ı Kur’aniyye]] ve [[ulum-ı ledünnice]] [[malik]] ve
[[levazım]] ve işaretini [[baht]] ve [[tarrıre]] kadirdir.
Bu sebeptendir [[erbab-ı hakıkat]]e [[itina]] [[erbab-ı zahire]] [[itina]]dan [[evla]]dır.
Zıra [[erbab-ı zahir]] hakikatden [[zahil]] olmakla [[hamu]]ş ve [[samit]] hükmündeder.
Ve bunda kendi bildiğini tabi olmadan [[men]] vardır. [[Pes]] [[tutı]] nice müallime tabi ise [[talib-i Hak]] [[mürşid-i kail]]e tabi olmak gerektir, ta ki, ondan hakikat dilin öğrene.
Nitekim Musa aleyhisselamdan hikaye olunur;
{| border="1,5" style="border-collapse:collapse;"
|-align=center style="background:green"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Ayet Metni'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">''' Meali'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">Sure ve Ayet
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> ''' هل اتبعك علي ان تعلمن مما علمت رشدا '''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> Sana öğretilenden bana doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgiyi öğretmen için sana tabi olayım mı
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> (Kehf 66)
|}
[[Li-muharririhi]];
:::Olsa [[üsdada]] bir adam teslim
:::Olur elbette [[kabil-i talim]]All content in the above text box is licensed under the Creative Commons Attribution-ShareAlike license Version 4 and was originally sourced from https://tr.wikisource.org/w/index.php?oldid=60253.
![]() ![]() This site is not affiliated with or endorsed in any way by the Wikimedia Foundation or any of its affiliates. In fact, we fucking despise them.
|