Revision 60262 of "Ruh-ulMesnevi/200" on trwikisource

== 200.BEYİT ==



{| border="1" style="border-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color: pink "
|<div style="padding:0.20em;"></div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.20em;"> ORİJİNAL METİN </div>||<div style="padding:0.20em;">'''LATİNO TRANSKRİPTİ'''</div>||<div style="padding:0.25em;">'''TÜRKÇE TERCÜMESİ''' ||<div style="padding:0.20em;">'''İNGİLİZCE TERCÜMESİ'''</div>
|-
|<div style="padding:0.25em;">200.</div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> پس حکیمش گفت کای سلطان مه</div>||<div style="padding:0.25em;">TRANSKRİPT BOŞ</div>||<div style="padding:0.25em;"> Tanrı, ârifin bu halinden halka pek az bir miktarını gösterdi; halkı ise hisse mensup uyku kapladı (gaflete dalıp ârifi anlamadılar).||<div style="padding:0.25em;">If the "Knower" revealed the particulars of this state,
'Twould rob the vulgar of their sensual sleep.</div>

|-
|<div style="padding:0.25em;"></div>||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> آن کنیزک را بدین خواجه بده</div>||<div style="padding:0.25em;">TRANSKRİPT BOŞ</div>||<div style="padding:0.25em;"> Onların canı:sırrına akıl almaz sahraya gitti.Ruhlarıda istirahatte, bedenleri de.||<div style="padding:0.25em;">His soul wanders in the desert that has no similitude;
Like his body, his spirit is enjoying perfect rest;</div>

|}

{{Vikikaynak|Ruh-ul Mesnevi/200}}

[[Hâce]]den [[murâd]] [[zerger]]dir. Burada [[hüsn]]-i [[mevki]] vardır. 

Zîrâ [[bây]] [[mâna­]]sına gelir ki [[mâlikiyyet]] onun [[levâzımât]]ındandır. [[Lügat-i müşterek]]eden olan [[efendi]] [[lafz]]ına [[karîb]]dir. 

[[Zîrâ]] [[efendi]] aslında [[mâlikü'1]]-[[abd]] demekdir. Burada dahi [[zerger]]e [[hâce]] demek [[mâl]]da [[mâlik-i kenîzek]] olmak [[haseb]]iyledir. 

[[Maa-hazâ]] [[bi-hasebi'z-zâhir]] [[izzet]]i dahi vardır.

[[Mana-yı beyt]] budur ki; [[pes]] [[pâdişâh]]a [[hitâb]] edip dedi, ey [[ulu]] [[sultân]], [[ol]] [[cariye]]yi bu [[azîz]] ü [[şerîf]]e [[temlîk]] eyle. [[Velâkin]] bu [[kelâm]] [[zerger]] [[huzur]]unda de­ğil idi. 

Nitekim [[beyt-i âtî]] ona [[karîne]]dir, [[meğer]] [[sırr]]en ola. [[Velâkin]] [[baîd]]dir. Ve [[caiz]]dir ki [[beyt-i atî]]nin [[mazmû]u vâki]] [[beyân]] [[tarîki]]yle Mevlânâ tarafın­da ola. 

Nitekim [[nezâir]]i [[mürur]] etmişdi. Bu [[sûret]]de [[huzûr-ı zerger]]de olma­ya [[manî]] yokdur. [[Hekim]] ile [[pâdişâh]] arasında [[kazıyye-i mahûd]] olmak ile o kadar demek [[kifayet]] eyler. 

[[Pes]], bu [[kelâm]] [[pâdişâh]]ın bir [[nev]] [[ita]]sını dahi [[isticlâb]]a işaret eyler. 

[[Zîrâ]] [[temlîk-i câriye]] [[mukaddem]]a etdiği [[envâ-ı inam]]ı [312] [[tekmîl]] [[bâbında]]dır. Bunda işaret vardır ki, [[rûh-ı sultan]]î [[ulu]] [[sultan]]dır. 

[[Zîrâ]] [[iklîm]]-i [[vücûd]]un [[şehriyâr]]ı ve [[memleket]]-i [[cesedin]] [[tâcdâr]]ıdır. [[Zîrâ]] [[zimâm-ı teşrifat]] [[yed]]inde ve [[cemî]] [[tedbirât]] onun [[rey]]indedir. Ne kadar [[hüddâm-ı vücûd]] var ise ona [[musahhar]] ve [[tev'an]] ve [[kerhen]] [[fermân]]-[[ber]]dir. 

Onuncun [[bâğî-i hevâ]]yı [[derdest]] ve [[âhirü'1-emr]] [[şikest]] eyledi. Ve [[nefs]]-i [[hay­vân]]ı" [[telvîn]]den [[halâs]] olup [[pâdişâh]] için [[mustahlis]] oldu. Şu kadar vardır ki, her [[kâr]]-ı [[sa'b]] u [[düşvâr]]ın [[husûl]]u  
     
{| border="1,5" style="border-collapse:collapse;"
|-align=center style="background:green"
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Ayet Metni'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">''' Meali'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Sure ve Ayet'''
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;"> '''وابتغوا اليه الوسيلة '''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">Ona ulaşmaya yol arayın.||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">(Mâide 35)
|}

[[mazmûn]]u üzre bir [[âki­l]]in [[tedbîr]]ine [[menût]] ve bir [[kâmil]]in [[irşâd]]ına [[merbût]]dur. 

[[Velâkin]] bu [[tedbîr]] ve [[irşâd]] [[emr-i hâriç]] itibarıyla [[evfâk]] ile [[istiklâl]]-ı [[rûh]]u [[münâfî]] değildir. Ve bun­da bir işaret dahi budur ki, [[nefs-i emmâre]] [[evsâf-ı rezîl]]eden [[tezkiye]] bulma­dıkça [[hevâ]] elinde [[esîr]]dir ve [[hâlik]] [[hükmünde]]dir. 

Onuncun [[hadîs]]de gelir:
   
{| border="1,5" style="blue-collapse:collapse;"
|-align=center style="background-color: yellow "
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Hadis Metni'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">''' Meali'''
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">'''Kaynak'''
|-align="center"
|| <div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">تعس عبد الدينار وعبد الدرهم وعبد الخيصة||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">Paraya, ölçüye ve renkli nakışlı elbiselere kul olan kahrolsun.
||<div lang="ar" dir="rtl" style="font-size:1.5em;padding:0.25em;">(Hadis Kaynağı Buraya Yazılacaktır)
|}
         
[[Velâkin]] [[taalluk]]dan sonra [[tecerrüd]] etmek [[tecerrüd]]-i [[aslî]]den [[min]] [[vech]] [[efdal]]dir. [[Zîrâ]] [[esmân-ı mütekâbil]]e üzerine [[carî]]dir. 

Onuncun [[enbiyâ]] [[aleyhisselâm]] ve bazı [[evliya-ı kiram]] [[kaddesallahü]] [[esrâr]]ehüm eğerçi ki [[fıtrat-ı aslıyye]] üzerine [[meftûr]] ve [[umûr-ı mâni]]den [[mahfuz]] idiler. 

[[Velâkin]] [[intihâ-ı ömr]]e dek [[terekkiyât-ı celil]]e ile [[şeref-yâb]] idi ler. 

Ve Kur'an'da bunlara [[nisbet]]le [[zikr]] olunan [[afv ü mağfiret]] bu [[sırr]]a [[dair]]dir Eğerçi ki [[avâmm u havâss]]ın [[zünûbu miyân]]ında [[fark-ı azîm]] vardır. 

[[Afv]] dahi buna [[kıyâs]] oluna, [[mevâkı-ı zâlle]]dendir. [[Fetehaffiz]]. 

[[Li-muharririhî]];

:::[[Nazar]]ında bu [[ehl]]-i [[nâsut]]un           
:::[[Yüce]]dir [[türbe]]-i [[ehl]]-i [[melekût]]
:::[[Sırr]]ını bilmediğin [[mâna]]nın              
:::[[Lafzı]]nı alma dile ey [[sükût]]