Difference between revisions 49607 and 49608 on trwikisource

{{eser
| önceki='''←''' [[Necm Suresi ]]
| sonraki=[[Rahman Suresi ]] '''→'''
| başlık=54. Kamer Suresi 
| bölüm=
| yazar=Kuran-ı Kerim
| notlar=[[w:Kamer Suresi|Kamer Suresi]] vikipedi maddesi
}}
Rahman, Rahim Allah adıyla

1 - ((Kıyamet) saat (i) yaklaştı ve Ay yarıldı.

2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.

3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.

4 - Andolsun ki onlara vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.

(contracted; show full)
28 - Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.

29 - Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek kesti.

30 - Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.

31 - Biz onların üzerine tek sayha
 (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.

32 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

33 - Lût kavmi de uyarıları yalanladı.

34 - Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lûut ailesini seher vakti kurtardık,

35 - Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

36 - Onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,

37 - Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"

38 - Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.

39 - "Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

40 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

41 - Şüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.

42 - Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;

43 - Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var?

44 - Yoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar?

45 - Her halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.

46 - Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.

47 - Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.

48 - O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!".

49 - Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.

50 - Buyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir.

51 - Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?

52 - İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.

53 - Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.

54 - Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.

55 - Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar.



{{sureler}}

[[ar:القرآن الكريم/سورة القمر]]
[[az:Qəmər surəsi]]